2020 yılına girerken herkes iyi dileklerde bulundu değil mi? Bu yıl herkese sağlık, huzur ve neşe getirsin gibi... Bir de herkesin aynı şeyi düşündüğü tek bir dilek daha vardı. 2020 yılı 2019 gibi olmasın! Kadın cinayetleri, çocukların, hayvanların canice öldürülmesi, bütün normalleştirilen kötülüklerin ortadan kalkmasını diledik.

Belki hala devam ediyordur. Ama 2020 yılına girdiğimizden beri “ÖLMEK İSTEMİYORUM” diye bağırmadı bir kadın. Kaybolan çocukların ismini hiç duymadık. Tebrikler! Kabul oldu dileklerimiz! 2019’u kötü bir şekilde geride bırakırken 2020 çok güzel geldi değil mi bizlere?

Farkında mısınız bilmiyorum.. Ama şuanda bana kalırsa 2019’un acısını Allah (c.c.) bizlerden çıkartıyor. 2020’ye girdiğimizden beri başımıza gelmeyen olay kalmadı. Elazığ’da deprem, Avustralya’da orman yangınları ve sonrasında sel baskını, Çin’de virüs, helikopter, uçak kazaları ve daha kim bilir neler neler... Yine bir sürü can gitti sizin anlayacağınız. Kurunun yanında yaş da yanar diye bir tabir vardır. Peki sebebini hiç düşündünüz mü? Aslında tüm bu kafamızdaki soruların cevapları bize gönderilen kitabın içinde var. Sadece insanımıza gerçekleri görmeden gelişi güzel yaşamak iyi geliyor. Kötülüklerin karşısında ne kadar susarsak bizler de o kadar kötülük göreceğiz bunun farkında olmamız gerekir.

Şimdi eğer kaldıysa bir dilek hakkımız daha ben o dileği bu ilk günde kullanmak istiyorum. Ocak ayını da geride bıraktığımıza göre Şubat ayında herşeyin düzelmesini diliyorum. Ve bundan sonraki senenin de iyi geçmesini diliyorum. Gözümüzü açalım, gerçeklerin farkında olalım ki ona göre davranmaya özen gösterelim. Şunu da aklımızdan hiç çıkarmayalım ki, biz bu dünya için yaşayan varlıklar değiliz...