Bugünkü Haberler
Ekspres Gazetesi

ADNAN KAHVECİ

Türk siyasi hayatında ender yetişen isimlerden birisidir Adnan Kahveci. Mütevazi bir hayatı tercih eden, üstün zekalı ve yetenekli biri olmakla ün yapmıştır. Memur bir babanın oğlu olarak, Trabzon, Yılmaz Köy’de 1949 yılında doğdu. Ilk ve orta okulu köyünde okudu ve bir gazetenin yapmış olduğu yarışmada birinci oldu. Bu sayede Tübitak bursu kazandı ve Istanbul Kabataş lisesine başladı. Liseyi 1966 yılında birincilik ile bitirdi ve aynı yıl yapılan yapılan Üniversite sınavlarında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek birinci oldu. Istanbul Üniversitesi Fen Fakültesinde başlayan yüksek öğrenimine ABD de devam etti. Dört yıllık üniversiteyi iki buçuk yılda bitirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı, aldığı bursları kesince, okul yemekhanesinde bulaşıkçılık yaparak gelir sağladı ve 1975 yılında doktora yaptığı Missouri üniversitesinde asistan profesör olarak çalışmaya başladı. Askerlik için Türkiye’ye döndüğü 1976 yılında, kendisini okutan devletine borçlu olduğunu düşünüp, geriye dönmedi ve Boğaziçi Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Teknolojik gelişmelere meraklı olan Turgut Özal 1983 yılında kurduğu partiye kurucu üye yaptı ve ikisi çok iyi anlaştı.

Anavatan Partisi’nın açık bir destekçisi olan ABD, detayları Evren iktidarına bildirmemiş ki ilk seçimlerde veto edilen Adnan Kahveci milletvekili olamadı. 1987 yılında yapılan ikinci seçimlerde vekil oldu. Önce devlet bakanı, ardından da Maliye Bakanı oldu. Samimi sözleri ve mütevazi kişiliği ile halkın dikkatini çekip çok sevildi. Kendisi gibi konuşan, kendisi gibi düşünen insana karşı herzaman muhabbet besleyen halkımız, O’nu kelimenin tam anlamı ile “Bağrına” bastı.

Terör belasının yükseldiği ve siyasi çözüm dayatmak için içeriden ve dışarıdan destek gördüğü yıllar. Devletin kasasında bulunan üç kürt raporundan biri de Adnan Kahveci’ye aittir. Özal, yine bir suikaste kurban giden Eşref Bitlis ile Adnan Kahveci’ye bizzat hazırlamalarını söylemişti. O günün şartlarında siyasi çözüm üzerine söz eden herkes “Hain” damgası yediği için üzerinde durulmadı. Bu günlere kadar gelindi ama halâ bir çözüm bulabilmiş değiliz. Keşke yara bu kadar derin hale gelmeden, sınırlarımız içinde ve dışında olan bütün kürtler ile bir mutabakat sağlamış olabilseydik. Binlerce şehit vermeseydik ve milyarlarca dolar harcamamış olabilseydik.

Sovyetler Birliğinin dağılma süreci 1990 yılında başladı. Kan ve gönül bağımız olan Türk Cumhuriyetleri birer birer bağımsız oluyor ve bizimle ekonomik işbirliği kurmak istiyordu. Tam da O günlerde Türkiye için birileri düğmeye bastı ve terör hızla yükseldi. Güçlü olmamız gereken bir zamanda, güçsüz düşmemiz için bir tezgah uygulamaya koyuluyordu. O günkü kargaşa ortamında kimse ne olduğunu anlamıyordu ama bugün daha net belli oluyor. Belli olan şu idi. 1:Siyasi çözüm istenmiyor. 2:Türkiye zayıf düşmeli. 1990-93 arası karanlık olaylar zinciri haline geldi. Bizler neler olduğunu anlamıyor ve günlük kargaşa içinde doğru tahlil yapamıyorduk. Zaten emperyal güçlerin istediği de buydu.

Sivas’ta yapılan bir etkinlik provoke edildi, Madımak oteli yakıldı ve hepsi kendi alanında başarılı olan 35 kişi öldü. Öğlen saatlerinde başlayan olaylar, güvenlik ihmali sonucu akşama kadar devam etti ve can yakan olay gerçekleşti. Yıl 1993. Olaylar içinde olanların bir kısmı ceza aldı ama güvenliği sağlamak ile yükümlü kişiler neden bir soruşturmaya tabi tutulmadı. Onların hiç suçu yokmu? Aynı dönem içinde 33 asker kursuna dizilerek öldürüldü. Korumasız, silahsız ve sivil kıyafet ile nakil edilen askerler göz göre göre katledildi. Yıl 1993. Eşref Bitlis’in askeri uçağı patladı ve çözüm için uğraşan bir değerli insan yok edildi. Yıl 1993. Bütün bunlar yetmedi ve askeri operasyonların karakutusu Ahmet Cem Ersever de öldürüldü. Yıl 1993. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, şaibeli bir şekilde hayata veda etti. Yıl 1993.

Halkın çok sevdiği Adnan Kahveci’de şaibeli bir trafik kazası ile aynı dönemde hayatını kaybetti. 5 Subat 1993. Yukarıda saydığım olayların gerçek failleri bulunmadı, bulunmayacak. Allah rahmet eylesin.


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa