Yüce Dinimiz hayatın paylaşılması, huzur ve muhabbetin hayatı kuşatması için evliliği teşvik etmiş, kadın ve erkeği birbirine eş olarak yaratmıştır. Peygamberimiz (s.a.s) de muhtelif hadislerinde Müslümanları evlenmeye teşvik etmiş, “Ey gençler, sizden evlenmeye güç yetirenler evlensin” (Buhârî,“Nikâh”, 3) buyurmuştur. Yüce Allah Kur’an-ı kerimde “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de Allahın (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır ”. (Rum Suresi 30/21), “Sizden bekar olanları evlendirin…” (Nûr Sûresi 24/32) buyurmuştur.

Sevgili Peygamberimiz de; “Evlenmek benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uygun davranmazsa benden değildir. Evlenin. Çünkü ben (kıyamet günü diğer) ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim.” (İbn Mâce, Nikâh, 1.) buyurur.

Aile, toplumun temeli olmasının yanında, bir ömür huzur, sevgi ve muhabbetin yaşanacağı kutsal bir yuvadır. Günümüzde aileyi olumsuz etkileyen birçok etkenin varlığı aşikârdır. Ailelerde yaşanan olumsuzluklar ise zamanla toplumun genel problemleri haline gelerek, aile-toplum sarmalında hayatı kuşatmaktadır. Dolayısıyla bugün bireysel, sosyal ve küresel alanda muhtaç olduğumuz sevgi, şefkat, merhamet, güven, yardımlaşma, paylaşma, diğerkâmlık gibi değerler öncelikle ailede hayat bulacak, oradan topluma ve dünyaya huzur katacaktır.

Dinimiz bizlerden ailede, fedakârlığın, sorumluluk bilincinin, istişarenin, karşılıklı yardımlaşma, saygı ve anlayışın hâkim kılınmasını; eşlerin birbirine güven duymasını ve bağlılık göstermesini, sevinç, keder, yorgunluk ve sıkıntıların paylaşılmasını, ortaya çıkan birtakım problemler karşısında sabırlı ve anlayışlı davranılmasını istemektedir. Nitekim Yüce Rabbimiz: “Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selam verin.” (Nur Suresi 24/61) ayeti kerimesiyle, ailenin bir esenlik kaynağı olduğuna dikkatimizi çekmektedir.

Nikâh evliliğin ilanı demektir ve toplumla paylaşılması esastır. Toplumdan saklanan, hele hele yakın akrabadan özelikle ana-babadan gizli yapılan nikâhlar, nikâhın ruhuna uygun değildir. Unutmayalım ki mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.

Eşler birbirlerinin ana-babalarına karşı da sorumludurlar. Yani hiçbir eş diğerinin anababa hakkına riayet etmesine engel olmamalıdır. Bu manada evlenen insan evlendiği eşinin de ana-baba hakkını kabul etmiş demektir. Yüce Allah hem erkeğe hem de kadına ana-babasına karşı saygılı olmasını istemiştir.

Fahri SAĞLIK

Karesi Müftüsü