Bugünkü Haberler

ALİ ÇETİNKAYA (1)

Balıkesirli ünlüler geçidimizin bu günkü konuğu Ali Çetinkaya. Namı diğer Kel Ali. Cumhuriyet ile sorunu olan herkesin acımasızca saldırdığı Ali Çetinkaya, aslen Balıkesirli olduğu ve ailesinin Afyon’a göç etmesi ile orada doğup büyüdüğü rivayet edilir. Kendisi 1878 yılında Afyonkarahisar da doğdu. İlk ve orta tahsilini Afyon da yapar. Buyurgan ve lider tavırları sebebiyle arkadaşları ona “Vezir Ali” diye isim takarlar. Küçük yaşta babası Ahmet Ağa’yı kaybeden Kel Ali, annesi Fatma hanımın gayreti ile Bursa askeri lisesine kayıt yaptırır ve 1898 yılında teğmen rütbesi ile okuldan mezun olur.

Yüzbaşı olana kadar Arnavutluk ve Makedonya dağlarında Osmanlı varlığını korumak için mücadele eder. Hem Rusların hem de Avrupalıların desteklediği çeteleri balkanlardan temizlemek için gayret gösterir ve o sıralarda Manastır vilayetinde vücut bulmaya başlayan İttihat ve Terakki cemiyetinin faaliyetlerine iştirak eder. Hatta, Hareket Ordusu diye tanımlanan ve ikinci meşrutiyetin ilanına ve uygulanmasına karşı olanların başlattığı isyanı bastıran ve Sultan Abdülhamit’in azledilmesini sağlayan 31 Mart olayın da hareket ordusunun içinde yer alır. İsyanın  bastırılması aslında tam bir İttihat ve Terakki idaresinin hüküm sürmesine sebep olmuştur. İdarede iki başlılık gibi bir durumu ortadan kaldırmış olsa da uygulanma biçimini  kesinlikle hiç kimse normal karşılayamaz. Sultan Abdülhamit’e uygulanan tavır ve temsilci olarak gönderilen kişilerin kimlikleri, konunun hassasiyeti ile çelişmektedir. Bir yandan haklı tarafları da vardır çünkü Osmanlı devleti savaş ile kazandığını masada verir duruma gelmiştir. Devletin aşırı borçlanması, müzakere masalarında tamamen güçsüz duruma düşmesine ve bir savaşın  kaçınılmaz hale gelmesine sebep vermişti.

Netice olarak birinci dünya savaşına girildi ve Balkan ve Trablusgarp cephesinde savaştı. Bu savaşı bahane ederek, özgürlük vaadi veren İngiliz casuslarına inanan yerel halklar sayesinde savaş kaybedildi ve Mondros anlaşması yapıldı. Bu antlaşmanın yapılmasının ardından utanç verici sonuçlar gelmeye başladı. 15 mayıs 1919 da İzmir’e çıkan yunan birlikleri 29 Mayıs 1919 da Ayvalık ilçemize çıkmak istediler. O sırada Ayvalık 172. Alay kumandanı olan Ali Çetinkaya İstanbul’dan gelen emre rağmen izin vermedi ve ateşle karşılık verdi. Bunun üzerine görevine son verildi ama aynı yıl Afyon mebusu olarak İstanbul meclisinde göreve başladı. İlk direnişi unutmayan İngilizler daha bir çok aydını da toplayarak Malta’ya sürgüne gönderdiler.

Malta’dan kurtulup yurda döndüğünde TBMM açılmış ve Afyon mebusu olarak birinci meclis de yerini almıştı. Birinci meclis Mustafa Kemal’in kafasından geçen Cumhuriyet şekline çok fazla itibar etmeyen mebusların etkili olduğu bir meclis idi. Ali Çetinkaya Atatürk’e destek veren grubun içinde yer alıyor idi. İkinci meclis göreve başladığında Atatürk biraz daha rahat hareket edip,  istediği kararları meclisten geçirme yolunda mesafe almıştı. Cumhuriyet ilan edilmiş ancak hilafet yanlıları alttan alta muhalefet çalışmaları ile dikkat çekiyorlardı. Bunları takip eden yeni Cumhuriyet kurucuları, din adamlarının hüküm sürdüğü bir idare istemiyor ve tedbirli davranıyorlardı. Medeni hukuk kurallarının işlediği bir sistem arzulanıyor ve bunun alt yapısı hazırlanıyor ama muhalifler de boş durmuyordu.

İlk isyan Şeyh Sait ile başladı. Başlangıcı ilginç bir tarihe denk gelir. Lozan anlaşması 24 Temmuz 1923 de imzalandı ama bir konu boşta bırakılarak. Neydi o konu; bu günkü Irak sınırı. Lozan barış görüşmelerinde Musul ve Kerkük, milli sınırlarımız içindedir tezi savunuldu. Orada yaşayanların önemli bir kısmı Türk ve Kürtlerden meydana gelmekte ve biz Kürtler ile yıllardır beraber yaşamakta idik. Ayrıca Anadolu içinde de önemli bir Kürt nüfus bulunmakta ve o bölgenin Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde olması gerektiğini anlatmaya çalıştık. Ayrıca İngiliz yazımı olan Meydan Larousse, Kürtleri Turani ırktan gelen bir boy diye tanımlar.

Devam edeceğiz efendim…


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa