Bugünkü Haberler

BANU ALKAN(1)

Balıkesirli ünlüler yazı dizisine bugün  magazin dünyasından bir isim ile devam edelim. Banu Alkan, namı diğer Afrodit. Peki neden Afrodit diye isim verildi Banu hanıma derseniz iki nedeni var. Birincisi, onun bir tanrıça kadar güzel olduğuna inanmamız istenmesi ikincisi de filmlerinde rol yapma yeteneği pek olmadığı için, çekimler yakın plan ise gözlerini kıpıştırıp yüzüne dikkat çekmeye çalışması, uzak plan ise bikinisinin güzelliğine zum yapılması. Kısacası bir heykel gibi durmakla filmin yarısı geçtiğinden, günümüze sadece heykeli kalan güzellik tanrıçası Afrodit ile arasında paralellik kurulması sebebiyledir.
Peki kimdir gerçek Afrodit? Yunan mitolojisine göre aşk ve güzellik tanrıçasıdır. Roma mitolojisine göre ise adı Venüs olarak geçer. Etrüks mitolojisinde adı Turan olarak görülür ki bu isim bizden. Peki kimdir Etrüks’ler? Italya’nın batı tarafında, Korsika ve Sarduya adalarına bakan kısmında miladdan önce yaşamış bir kavim. Seksen Etrüks mezarından çıkarılan kemiklerde DNA testi yapılmış ve yaşayan kavimler içinde en fazla biz Türk’ler ile benzerlik göstermiştir.Yıl 2005. Bu Avrupa kavimleri ile akrabalık, başka bir yazı konusu olsun.
Bizim Afrodit lakaplı ve yaşayan Banu Alkan isimli hemşehrimiz 1 Temmuz 1958 de Yugoslavya da doğar Hırvat kökenli ailenin üçüncü çocuğu olarak. Aile 1966 yılında Türkiye’ye göç eder ve Edremit ilçemize yerleşip Alkan soy adını alırlar. Banu hanım, Remka olan ismini Yaprak olarak değiştirir. Artık kulağına mı hoş gelmedi  bikiniyemi uymadı bilinmiyor ama “Yaprak olmasın Banu olsun Banu” diyerek tekrar değiştirir. Aile daha sonra Istanbul’un Kartal semtine taşınır Banu hanım Kartal lisesinden mezun olur. Üniversite gibi bir fikre hiç sahip olmamış ki 17 yaşında evli ama zengin bir iş adamı ile seviyeli birliktelik yaşamaya başlar. Yaş 17 fakat iyi avcı. Para ile sorunu kalmayınca o yaşta ünlü biri olmaya heves eder ve 18 yaşında bir derginin tertip ettiği yarışmaya katılır. Oya Aydoğan birinci olmuş o sıralamaya girememiştir ama pes etmez ve iki mankenlik okulunu bitirerek diplomalı fotomodel olur.
Peki fotomodel nedir? Bazen gazete, dergi veya çeşitli bilbordlarda bir fotoğraf görürsünüz. Çok güzel bir kadın veya erkek bütün sevecenliği ile bakmakta. Ne olduğunu anlamak için daha dikkatli baktığınızda onun bir reklam olduğunu anlarsınız. Yani fotomodel, bizlerin o reklamı görmesini sağlayan “Obje” demektir. Birde manken var. Onlar podyuma çıkıp ayakkabı, elbise, bikini, baş örtüsü artık Allah ne verdiyse o gün, giyinip kuşanıp podyuma çıkar ve oraya gelenlere gösterip almalarını sağlarlar. Ertesi gün gazete ve ekranlarda haber olmak için mutlaka bir kaza yaşanmalı ki o  defilenin bedava reklamı olabilsin. Kaza(!)lar genelde kadın mankenler başına gelir ki görünen bir şey olsun. Erkek manken en fazla tökezleyip düşer oda ilgi çekmez, haber olmaz. Birde konu mankenleri var efendim. Bendenizin hiç kafasının basmadığı bir durum. Bir otomobil firması arabalarını tanıtmak için gayet geniş bir mekana arabaları serpiştiriyor. Her birinin başına da bir ahu gözlü dilber dikiyor. Araba hakkında teknik bilgi veriyor desen,vermiyor. Nasıl kullanılacağını tarif ediyor desen, etmiyor. Öyle dikiliyor ve bütün şuh hali ile etrafa bakıyor. “Araba çalınmasın” diye tedbir almışlar diye düşündüm ama o da aklıma yatmadı. Vardır bir bildikleri elbet.
Banu hanım da anlaşılan biri kâfi gelmemiş, iki mankenlik okulu hatmederek diplomalarını almış ve bu piyasada  “Bende varım” demiştir. 17 yaşında evli ama zengin bir sevgili bulması ile zaten Allah ona “Yürü ya kulum” demiş ki sabun reklamında oynarken bir yönetmenin dikkatini çeker. Bu önemli yönetmen ile sözleşme imzalayıp sinema sektörüne giriş yapar. Üst üste filmler çevirip, gardrobunda ne kadar bikini varsa izleyenlerin beğenisine sunar. Hiç bozulmayan makyaj ile nasıl hüngür hüngür ağlanır dersi verilen, aşk ve sevgi konusu işleyen filmler ile başlar  tacı, gönüller  sultanı olur.
Devam edeceğiz efendim.


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa