İşte o bir şey ya vardır ya yoktur. 

İkilemde kalmak çoğu zaman kendini iten bir yalnızlıktan ibarettir. O şeylerin varlığını bilmek güzelken, yokluğunun var olacağını duymakta içten içe kemirirken ruhu sahi var olaması gerekirken gösterdiği yokluk ne diyeydi?

O kadar bilinmez içinde en bilinen belki de buydu? Varken var olmuşken o yokluk hissini nasıl sunabilirdi? O zaman gerçekten varlığı yoktu. Bedenen bir şeylerin ispatı ve bir iki cümleden ibaret olana hiç vermişlik değildi de neydi?

 Hayat bu kadar kolayken,zora sokup hüzüne teslim etmek hiçte adil değildi. Olmayan şeyleri de biriktirmek benim için adettendi.

 Kaç rüzgarın esmesinden saklamıştı seni ?

 Bir hiçti belki.

 İyi niyetli oluşumun ne önemi vardı ki?

 Kötü olsam ne kayberderdim?

Bir değil birçok kez kötüye denk gelişim iyi niyetimin bu denli su istimal edilmesine en güzel örnekken ve görülen köy yine kılavuz istemezken zihnim ve yüreğimin çelişkisi nedendi?

 İşte bunların hepsi bir şeyin net olmayışı muammalar furyasıydı.

 Kısa ve sakin.

 Sessiz ve yalnızlık doldu.Umursamazlığa karşı içten içe bir heves.

Belki de kim bilir.Bir masalın yine başında bulurken kendimi.Bir varmışla bir yokmuş arasında sığındığım yalnızlığa hitabendi.

Sahiden de bir şeydi...

O 'şey'' tam olarak neydi ?