İki gün boyunca internet girmedim. Gündemi dakika dakika takip eden benim için ilk başta hayli zor oldu. Bulunduğum ortamda televizyonda yoktu. Kazdağları’na karşı oturup ,kuşların sesini dinleyip, gökyüzünün mavi tonlarına bir kez daha aşık olarak iki günü geçirdim.


Bahar ha geldi gelecek derken, hava sıcaklıkları da ilk cemre ile artmaya başladı. Doğanın uyan bir kez daha hayat yaşamaya değer diyordu. Umutlanıyordum. Dünyanın hallerini unutup, hafif esen rüzgara doğru yüzümü çeviriyordum.

Son günlerde Manisa depremi, uykusuzluğa sürükledi beni, sürekli depreme tanık edenlerin yaşadığı korkulara sarstı beni. Ayakta iken ,koltukta oturur iken ve yemek yerken istem dışı sallanıyorum. Bir de bakıyorum deprem olmuş,
bazen de bakıyorum beynim sarsmış.2020’i hiç iyi gelmedi. Bugün üç ayara girdik. Duam artık hayatın tüm insanlığa iyi gelmesi. Allah’ın aciz kulların acıması ve dünyayı güzelleştirmesi oldu.


Corona virüsü dünyaya iyice yayılmaya başladı. Korkulan olmaya başladı. Uzmanların söylediğine göre hayatını Corona’dan kaybedeceklerin sayısı gün geçtikçe katlanarak artacak ve altı ay içinde ortalama 30 milyon kişinin hayatını kaybedeceği. Sürekli ülke ve dünya gündeminde bu konuyu da takip ediyordum. Korkularım ve paniklerim artmaya başladı. Corona virüsü Türkiye’ye bulaştığında (ALLAH KORUSUN) ,kafamda oluşan senaryoyu yazmak dahi istemiyorum. Çin’deki gibi şimdide İtalya’nın birçok şehrinde kıtlık başlamış bile. Market reyonlarında gıdalar tükenmiş durumda. Allah yardımcıları olsun.


İki gün boyunca aklımı yukarıda yazdığım gündemden uzak tutayım dedim. Kafamdaki, acaba haberlerde ne var? Deprem oldu mu yine diye düşünüp dururken ,tam da doğanın güzelliğine sakinliğine kapılmışken telefonum çaldı. Arayan kuzenimdi. Balıkesir’de deprem olduğunu hissedip -hissetmediğimi sordu. Edremit’te hissetmemiştim. Sevindim biraz ama korku devam ediyordu.

 


Balıkesir’e ,Edremit’ten iki gün sonra döndüm. Hadi bakayım dedim, ben gerçeklerden kaçtım. Dünya ve Türkiye toz pembe olmaya başlamış mıydı? Sanki ben tüm haber kitle iletişim araçlarından uzak durunca dünya güzelleşecekti! Öyle bir dünya yokmuş. İran’da deprem olmuş. Van’da 8 vatandaşımız hayatını kaybetmiş. İran -Van sınırında olan birçok köy yıkılmış. Yine bir felaket haberine üzüldüm. Bir de baktım İran haberi yine karşımda. Türkiye sınır kapısı kapatılmış. İran’da Corona virüsüne yakalanan sayısı ve bu virüsten hayatını kaybedenlerin sayısı artmış. İtalyanın 11 şehri Corona virüsünden dolayı karantina altına alınmış. Birçok yerde kırmızı alarm üst seviyede. Türkiye’de 6 vatandaşımız intihar etmiş. Sabaha karlı saat beşte Balıkesir’de de depremi yaşadım. Sadece gündemden 2 gün uzak kalmak bile az da olsa terapi gibi geldi bana. Tabi sosyal hayata geri döndüğünüzde hayatın misli ile kötüleştiğini görmüş oluyorsunuz.

En güzeli bu hayatta olup bitenden uzak kalmak için mağarada yaşamak olacaktır. :)

Espiri bir yana asosyal medya ve internetten olabildiğince uzak kalmak ruh sağlığına iyi geliyor. Hobiler edinin, kitaplar okuyun. Doğada oturun çimen üzerine, termosunuzdan sıcak çay için ve güzel günler görmek için dualar edin