Bugünkü Haberler
Ekspres Gazetesi

ÇANAKKALE RUHU

Çanakkale; Vatanımıza, bayrağımıza istiklalimize ve ezanımıza göz dikenlere karşı kazandığımız destanın yazıldığı yer. Çanakkale; İsmi anıldığında yüreklerin tir tir titrediği, imanın, ve kahramanlığın zirveye çıktığı yer. Çanakkale; Türk milleti ile birlikte İslam’ı da ortadan kaldırmak isteyen emperyalist haçlı zihniyetinin 18 Mart 1915’de boğazın serin sularına gömüldüğü yer. Çanakkale; Allah yolunda, millet, namus, vatan ve bayrağını korurken, erdem ve faziletini de ayakta tutan kahramanların destanı.

Çanakkale; Tarih sahnesine çıktığı günden itibaren Türk milletinin iman, vatan ve hürriyet aşkını bir kez daha tarihe kazıdığı mekan. Milli şuur ve imanın kahramanlıkla birleşerek Çanakkale’yi geçilmez, Türk milletini yenilmez yapan ruhun şahlanışı.

Çanakkale; milletimizin mütecaviz saldırılara boyun eğmeyeceğini, teslim olmayacağını, diz çökmeyeceğini, canı pahasına ispatlamasıdır. Çanakkale; köken, mezhep, dil gibi farklılıkların bir kenara bırakılıp milletimizin her ferdinin aynı ülkü etrafında toplanmasıdır.

Çanakkale’yi geçilmez eden ruh neydi? Bu ruh Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle, Abazasıyla, Laz’ıyla top yekûn din, vatan, namus ve bağımsızlık için bir ve beraber olma ruhudur. İşte bu ruh, Koca Seyit’e 276 kiloluk mermiyi kaldırma gücü vermiştir. Bu ruhla atılan bomba Fr. Ocean gemisini batırarak savaşın bitmesine vesile olmuştur. Çanakkale ruhu 1974’te Kıbrıs’ ta, 15 yemmuz 2016’da da başta İstanbul, Ankara ve diğer illerimizde kendini göstermiştir.

Bir Fransız Çanakkale Savaşı sırasında Trakya’da dolaşmaktadır. Ordusu, en zor zamanda böylesine müthiş bir direniş sergileyen milletin cephe gerisinde ne yaptığını, nasıl yaşadığını merak etmektedir. Yolu bir kenar mahalleye düşer. Sokakta üç çocuk görür, üstleri başları perişandır. Kıyafetleri çeşitli çuvallardan uydurulmuştur. Neşe içinde oynayan çocuklarla konuşmak ister. Öğrenir ki; babaları cephededir. Tam o sırada kenardaki ha yıkıldı ha yıkılacak şekilde duran bir kulübeden çilesi yüzüne heybet olarak vurmuş epeyce yaşlı bir kadın çıkar. Ve çocuklara doğru seslenir: “Cihangir, Gazanfer, Muzaffer! Oğlum, çorba yaptım gelin için!” Fransız o heybetli Anadolu ninesinin haykırdığı isimleri birer birer aklından geçirir ve “En mağlup zamanında bile çocuklarına Cihangir (Cihanı fetheden), Gazanfer (Kükremiş arslan) ve Muzaffer (Zafer kazanan) ismi veren bir millet asla mağlup olamaz!” der.

Devletimizin banisi Cumhuriyetimizin kurucusu ve 57. Alay Komutanı o zaman Türk askerini şöyle anlatıyor: “Yüzbinlerce düşman askeri Gelibolu sırtlarını sardı. Kanlı sırt Conk bayırına dayandılar. Mermiler  yağmur gibi üstümüze yağıyor. 300  metrelik bir cephede mevzilendik. Düşman askeri ile aramızdaki mesafe 8 metre. Askerlerimizin kimisi Kur’an okuyor, kimisi tevhit, ihlas okuyor, kimisi Allah Allah diyor. Emrediyorum: Size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum!  Mevziden çıkan askerlerimin tamamı şehit oluyor. Tekrar emrediyorum. Askerlerim ölüme koşuyor. Hiçbir itiraz yok. 700 kişilik askerin 600’ü şehit oldu. Gerisi de yaralı. Cesetler tepe gibi yığıldı.

Yarabi! Ne kadar asil bir millet, soylu asker. Dünyada hiç bir millette böyle bir asker yok. Aman yarabbi, bu nasıl iman ve azimdir ki ölüme meydan okuyor. Emin olunuz ki, Çanakkale zaferini işte bu ruh kazanmıştır.” Çanakkale ruhuna ihtiyacımız var. Günümüzde dışarıda ihaneti, içeride fitneleri yaygınlaştırmaya çalışanlara inat Çanakkale’yi geçilmez yapan bu ruha sımsıkı sarılmalıyız.

Yazımızı Mehmet Akif Ersoy’un mısraları ile bitirelim:

Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor

Bir hilal uğruna Yarab ne güneşler batıyor

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhidi

Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

Gömelim gel seni tarihe desem sızmazsın

Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber

Sana ağuşunu açmış bekliyor Peygamber

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı:

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;

Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Sahipsiz vatanın batması haktır,

Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.

 

Fahri SAĞLIK

Karesi Müftüsü


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa