Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan dünyayı etkisi altına alan Yeni Coronovirüs Covid 19’un bulaştığı insan sayısı dramatik bir şekilde artmaya devam ediyor. Çin’de 156 bin kişiyi, İtalya’da 28 bin kişiyi, İran’da 15 bin kişiyi, İspanya’da 10 bin kişiyi etkisi altına alan ve dünyada 182 binden fazla kişinin ölümüne sebep olan Coronovirüsün etkisi her geçen gün acımasızca artıyor.  Ülkeler virüsün daha da yayılmasını önlemek için sıkı tedbirler alsalar da gecikmiş tedbirler ve halkın yeterince kurallara uymaması sebebiyle etkisi altına aldığı ülkelere kabusu yaşatmaya devam ediyor.

İtalya’da vatandaşlar başta virüsü ciddiye almadıklarını, şuan İtalya’daki durumu da vaka görülmeye başlanan diğer ülkelerin ciddiye almadığını, almış olsalardı bırakın sokağı çıkmayı, kafaların camdan dışarı uzatılmayacağını söyleyerek durumun vahametini ortaya koymuşlardır.

 Ne yazık ki; dünyaya diz çöktüren virüsün ülkemizde de vatandaşlar tarafından vahameti henüz kavranabilmiş değil. Türkiye salgının ilk günlerinden itibaren aldığı önlemlerle uzun süre acı tablonun dışında kalmayı başardı. Ancak kaçınılmaz son ülkemizde kendini göstermeye başladı. Geçtiğimiz akşam vaka sayısının 191’e ulaştığını ve 2 de kaybımızın olduğunu duyuran Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca vatandaşlara sürekli tedbirli olma konusunda çağrı yapsa da herkesin tek merak ettiği vaka sayısının kaç olduğu.

Virüsün en çok yayılabileceği hastaneler hala acil durum gerektirmeyen hastalarla dolu. Raporlu ilaçların direk eczanelerden alınabileceği ve raporların Haziran ayına kadar sürelerinin uzatılması hastanelerdeki yoğunluğun önümüzdeki günlerde biraz daha azalabileceği ümidini doğuruyor. Ne yazık ki kadınlar günleri, umre dönüşü mevlid okutma, doğum günü vb. kutlamaların yapılmaya devam edilmesi, yurt dışından dönüşlerde 14 gün evde kalma kuralının uygulanmaması hala yeterince tedbir almadığımızın göstergesi. Sivas’da bir mağazanın açılışında yaşanan indirim izdihamı pes dedirten cinsten. Her gün uzmanlar insanlarla aranıza bir metre mesafe koyun diye uyarılarda bulunurken kucak kucağa balık istifi gibi izdiham yaratarak nasıl bu kadar vurdum duymaz olabiliyoruz. Siyasi partilerin kongrelerinde yüzlerce insan toplaması da başka bir vurdum duymazlık örneği. Zaman ne ödül töreni, ne açılış, ne kongre yapma zamanı. Toplu etkinlik yapma diye gündemimiz olmamalı. Sosyalleşmeyi azaltın diye üstüne basa basa uyarılar yapıldığı halde AVM’lerin hala açık tutulması da işin ayrı bir boyutu.

Virüsün hızla yayıldığı ülkelerde vaka sayısı her geçen gün 2 kat olarak artarken, bizlerin vurdumduymazlığı İtalya kadar pişmanlık içerecek bir sona ülkemizi götürebilir. Düşman içerde ve şuan nerede olduğu belli değil. Her an karşımıza çıkabilir. Görünmeyen bir düşmanla savaşmak en zorudur. Şu an ülke olarak bunun mücadelesini veriyoruz. Her şeyi devletten bekleyen anlayışımız bir an önce son bulmalı. Eğer hükümet yetkilileri gerekli önlemleri erkenden almaya başlamasaydı şu an ki tablo daha acı olabilirdi. Lütfen kurallara uyalım. Ayrıca virüs inançlı insanlara dokunmaz anlayışını yaymaya çalışarak halkı tedbir almaktan uzak tutan cenaha fırsat vermeyelim. İmtihanı veren Allah kuldan gayret bekler. Tedbir kuldan, takdir Allah’tan.

 

  • Çok elzem olmadıkça evlerimizden çıkmayalım, sosyal izolasyona dikkat edelim.

· Ev ziyaretlerine virüs salgını etkisini yitirene kadar ara verelim. 

· Umre ve diğer yurt dışı seyahat dönüşlerinde lütfen evlerimizden çıkmayalım ve misafir kabul etmeyelim.

· Hijyen kurallarına eskisinden kat ve kat önem verelim. Ellerimizi 20 sn. sabunla yıkayalım. Bunu sık sık tekrarlayalım.

· Sürekli temas ettiğimiz yerleri (kapı kolu, armatür, lavabo vb.) sık sık dezenfekte edelim.

· Kıyafetlerimizi en düşük 60 °C’ yıkayalım.

· Bulunduğumuz ortamları sürekli havalandıralım.

· Havlu gibi kişisel eşyaların ortak kullanılmamasına dikkat edelim.

· Para gibi elden elde gezen materyallere dokunduktan sonra mutlaka ellerimizi dezenfekte edelim.

· Ellerimizi sürekli yüzümüzün her hangi bir yerine değdirme eğiliminden vazgeçelim.

· Hapşırma ve öksürme durumunda mendil varsa mendile yoksa kol içine. Mendil sürekli elde tutulmalı eylem sonrası çöpe atılmalıdır.

· Diğer insanlarla aramıza 1 metre mesafe koyalım. Sarılmayalım, tokalaşmayalım.

· Soğuk algınlığı belirtileri olan kişilerle aramıza 4 metre mesafe koyalım.

· Yurt dışı seyahatlerini erteleyelim.

· Yaşlılarımız ve kronik hastaların öncelikli risk grubunda olduğunu unutmadan herhangi bir hastalık, soğuk algınlığı belirtimiz varsa uzak duralım. Market ve Pazar alışverişine ihtiyaç duyan yaşlı komşularımızı toplu alanlardan uzak tutmak için alışverişlerini biz yapalım.

· Düşmeyen ateş, öksürük ve nefes darlığı varsa maskemizi takarak sağlık kuruluşuna başvuralım.

  • Sağlık kuruluşlarında hizmet veren sağlık çalışanlarının da haklarına dikkat edelim. Yüzlerine öksürmeyelim ve hapşırmayalım. Kimliklerimizi çalışana doğru göstererek temas etmesine gerek kalmadan işlem yapmasını sağlayabiliriz.