Ülkemizin dört bir yanı beşik gibi sallanıyor bu günlerde. Daha İzmir depreminin şokunu atlatamamışken dünde Bingöl’de deprem oldu.

2020 yılı başladığından beri önce Akhisar, sonra Elazığ daha sonrasında Karlıova arkasından Muğla ve son olarak Malatya depremi ile bu yıl bitecek zannettik ama 30 Ekim günü İzmir depremi ile hepimiz üzüntünün en dibini yaşadık. Bir yıldır virüsle uğraştığımız yetmiyormuş gibi bir de depremlerle boğuşuyoruz. Elbette ki birçok kaybettiğimiz insan ve yine bir çok yaralımız oluyor ama depremden geriye kalanlar ailelerini kaybedenler bu acıları bir ömür boyu yaşayacaklar. Bir de depremden sonra yapılan çalışmalarda hasarlı olan evler tespit edildi. Şimdi bu hasarlı evlerin yıkımı başlayacak. Çok hasarlı olanlar evlerinden eşyalarını alamayacaklar. Birçok anısını evin içerisinde bırakacak. Evle beraber eşyalar da karanlığa gömülecek. Bütün bunların sebebi elbette ki hırsları için biraz daha fazla kazanmak isteyen binaları yapan kişiler. Sonuçta her ne olursa olsun bizler üzülmeye devam edeceğiz. Her deprem olduğunda da aynı konuları konuşmaya devam devam edeceğiz. Biz bu konuşmaları ezberlemiş olacağız da sonuçta çözüm olacak mı bunu bilmiyoruz.