Mart ayını hatırlıyor musunuz?Korku endişe,gelecek kaygısı ve psikolojik çöküntü.Dünya genelinde başlayan kısmi yasaklar ya da genel yasaklar.Ekonomik kriz başlangıcı,haberlerde sürekli virüs yayılım hızı ve ölüm artışı...
Geçmek bilmeyen bir Mart ayı,durmuş zaman ve çaresiz kalmış insanoğlu ve kendiniz.
Kendinizden önce ailenizi düşünmeniz her an onlara bir şey olacakmış endişesi ve yaygın ankesiyete de artış gözlenmesi.
-----
Sonra aylar geçti,yaz ayları biraz bizleri ve tüm dünyayı ferahlatır oldu.
Pandemiye yakalanan hasta sayısında da ve  pandemiden dolayı kaybettiğimiz vatandaş sayısında azalma oldu.Korku ve endişe yerini kontrollü sosyalleşmeye umutlar ise hastalığın ilerlemesinin durma noktasona gelişine yoruldu.
Taki Ağustos ayına girene kadar.
Her şey sanki başa döndü,yani benim için öyle oldu.
Mart ayında yaşadığım pandemi korkusu ve gelecek endişesi tekrar beni esir almaya başladı.
Sizlerde de öyle oldu mu?Ağustos ayı da adeta Mart ayı gibi geçmez oldu.
Bir de havaların anormal derecede sıcaklık artışı da bu Ağustos ayının tuzu biberi oldu.
Sen Ağustos ayısın elbette sıcak olacaksın fakat Eylül ayına girmemize bir gün kala nedir bu sıcaklıklar?
Sonbahar mevsimine değilde sanki yaz mevsimine hızlı bir giriş yapıyoruz.
Özetle zaman kavramı bizi bumerang gibi Mart ayına yolladı.
Her şey sil baştan başladı.
Aynı şeyleri tekrar eder olduk.
Dilerim pandemi vakaları iki binleri görmeden,yeni tedbir ve önlemler yola çıkmış geliyordur.