Bugünkü Haberler

FEDAKARLIK DEDİĞİMİZ ŞEY

“Yaşlı bir çift uzun yıllar sonra evliliklerinin altın yılını kutluyorlarmış. Kahvaltı yaparken kadın şöyle düşünmüş; ‘Elli yıl boyunca hep kocamı düşündüm ve ekmeğin köşesini ona verdim. Sonunda bugün artık bu köşeyi ben yemek istiyorum.’ Ve ekmeğin köşesine (kabuklu kısmına) yağ sürmüş, diğer iç kısmını kocasına vermiş. Tahmininin tersine kocası çok mutlu olmuş, kalkmış onun ellerini öpmüş ve şöyle demiş; ’ Sevgilim ,bana günün en büyük mutluluğunu verdin. Elli yıl boyunca ekmeğin en çok sevdiğim yumuşak kısmını yiyemedim. Sen iç kısmını çok sevdiğin için hep senin olmasını istedim.“                Yukarıdaki güzel hikaye bizim topraklarımızda eskiden beri anlatılır.

Bizler de karşımızdakinin beğenileri ve hedefleri doğrultusunda hareket ederiz. Kendi tercihlerimizi önemsemez ve ikinci plana atarız. Ve bunu uzun süre yaparsak kendimize ait beğeni, tercih ve hedefimizin olduğunu da unuturuz.  “Sen ne istersin?“  yada “nasıl olsun?” gibi sorulara verecek cevap bulamaz ve hemen yanımızdaki eşimizden yardım alırız. Onun tercihlerini ve beğenilerini önemli buluruz ve benimseriz. Kendimizi eşimizin istek ve düşünceleri olarak tahmin ettiğimiz şeylere bırakırız. Böylece kendi istek ve tercihlerimizden vazgeçer, gereksinimlerimizi ihmal ederiz.

Üstelik bu kendi tercih ve beğenilerimizi önemsememek hiçbir işe yaramaz. Eşimiz onun için vazgeçtiklerimizi bilmez, haberi bile yoktur. Fakat biz mutsuz oluruz, bir süre sonra da kin duymaya başlayabiliriz. Hani “ saçımı süpürge ettim” durumu… Böylece birbirini anlamayan iki kişi ortaya çıkmış olur.

Oysa ki tercihlerimize ve beğenilerimize göre yaşasak en azından bir kişi yani kendimiz mutlu ve doyumlu olabiliriz. Bu ilk bakışta bencillik gibi gelebilir ama değildir. Başka bir açıdan bakarsak; dürüstlük, açıklık ve şeffaflıktır.


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa