CHP Balıkesir Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Ensar Aytekin, TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grubu adına şiddetin önlenmesine dair önerge üzerine konuştu. Yaptığı konuşmada “politik alanı inşa edenlerin basiretsizliği, tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de şiddet ortamına çevirmektedir” diyen Aytekin’in yaptığı konuşma şu şekilde:

ŞİDDETİN KÖKÜ POLİTİKTİR!

“Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri;

İYİ Parti grup önerisi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Şiddet; Dünya Sağlık Örgütüne göre kendisine başkasına, bir gruba veya topluma karşı kasti olarak fiziksel baskı veya güç kullanmak, tehdit etmek veya fiiliyata geçirmek, yaralama, ölüm, psikolojik zarar, gelişim bozukluğu veya mahrum bırakmaya neden olmak veya bu durumların gerçekleşme ihtimalini artırmaktır.

Kimliklere, inançlara, değerlere, varlıklara, canlılara, doğaya ve cinsiyetlere yönelik her türlü şiddetin temelinde hastalıklı bir ruh hali durumu vardır. Ve şiddet olaylarının kökü aslında politiktir.

POLİTİK BASİRETSİZLİK ŞİDDETİ ARTTIRIYOR!

Politik alanı inşa edenlerin basiretsizliği, tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de şiddet ortamına çevirmektedir.

Değerli Milletvekilleri

Pandemi dönemini yönetemeyen basiretsiz iktidar, bugün ülkenin psikolojisinin bozulmasının temel sebebidir. Ülkedeki insanların ruh sağlığı bozuldu, durduk yere çöp tenekesi tekmeleyen insanlardan hayvanları katledenlere, kadınlara, çocuklara kadar her yerde şiddet ne yazık ki günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Daha dün akşam bir mafya liderine cevap veren İçişleri Bakanı onunla aynı üslubu kullanabilmektedir. Eğer mafya lideri suçluysa, onunla aynı dili kullanan da suçludur! Şimdi, İçişleri Bakanı böyle yaparsa, onun bekçisi de parkta durduk yere insanları döver, duvara yaslayıp toplu bir şekilde saldırır. Çünkü “nasılsa arkamda şiddetten beslenen bir zihniyet var” diye düşünür.

MECLİS KÜRSÜSÜNDEN “DİLİ HEP BİRLİKTE DEĞŞTİRELİM” ÇAĞRISI

Değerli Milletvekilleri,

2020 yılında Umut Vakfı verilerine göre basına yansıyan 3 bin 682 silahlı şiddet olayında; 2 bin 40 kişi öldü, 3 bin 688 kişi de yaralandı. Bunun sebep ve sonuçlarını araştırmak zorundayız. Son olarak, Kadına yönelik şiddet konusunda da şunu belirtmek gerekir. Burada kullanılan dil değişmelidir. Bu bir erkek şiddetidir. Bu cinayetlerin failleri erkeklerdir. Bu şiddeti yapanların, kol kanat gerenlerin, teşvik edenlerin övündükleri erkeklik, ayaklar altına alınmak zorundadır! Buradan, erkekler tarafından katledilen tüm kadınları bir kez daha saygıyla anıyor, verilen bu önergeyi desteklediğimizi ifade ederek, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum”