Balıkesir Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı’na yönelik aşılarla ilgili eleştirilerini sürdürüyor. Pandemi döneminde aşılamanın başladığı 5 aylık süreçte toplumun sadece yüzde 15’nin aşılanabildiğine dikkat çeken Balıkesir Tabip Odası, bunun yanı sıra mevsimsel grip ve Zatürre aşılarının da yeterli miktarda yapılamadığını belirtti. Balıkesir Tabip Odası, aşılama sürecinin iyi yönetilemediğini kaydetti.

Balıkesir Tabip Odası,   Sağlık Bakanlığı’nı toplumu yeterli düzeyde aşılamadığı yönündeki eleştirilerini sürdürüyor. Koronavirüsüne karşı devam eden 5 aylık aşılama sürecinde toplumun yüzde 15’nin aşılandığını kaydeden Balıkesir Tabip Odası, grip ve zatürre aşılarının da yeterli miktarda yapılmadığına dikkat çekti. Sürecin iyi yöneltilemediği eleştirisi getiren Balıkesir Tabip Odası’nın konuyla ilgili açıklaması şu şekilde: “ Pandemi döneminde, aşılamanın başladığı 5 aylık süreçte, toplumun sadece %15'ini aşılayabilmiş olan, bunun yanında Mevsimsel Grip Aşısında, Konjuge Pnömokok (Zatürre) Aşısında da yeterli miktarda ve zamanında aşı sağlayamayan,

Toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren aşı temininde, araya aracı konulduğu iddialarına gerekli ve yeterli açıklama yapmayan, Israrla talep etmemize rağmen gerçek risk gruplarının (öğretmen, kolluk kuvvetleri, kargo çalışanları, şoförler, kasiyerler, veznedarlar vb.) aşılanmalarını halen sağlayamayan, Gerek aşı oranlarında, gerek nüfusa göre vaka sayılarında iyi durumda olmadığımız halde süreci çok iyi yönettiğini anlatan, Süreci değil algıyı yönetmeye çalışan,

Turkuaz tabloyu hasta/vaka diye aylarca çarpıtan, halen şeffaf bir yönetim sağlayamayan,

Sağlığın öncelenmesi gereken salgın döneminde ekonomiyi önceleyen, ancak işçiyi, işsizi, esnafı, emekçileri önemsemeyen, Aç-kapalarla vatandaşın kafasını bulandıran, gerçek kapanmayı sağlayamayan, kısmi önlemlerle vaka sayılarının azalmasını takiben tekrar kontrolsüz açılımlarla vaka/yoğun bakım/önlenebilir ölüm sayılarının artmasına neden olan,

1 Haziran’da yine daha önce gördüğümüz yanlışların tekrarına düşmesi çok olası olan,

Dünya Sağlık Örgütü’nün Mayıs 2020’den itibaren kullanılmasını önermediği ''Hidroksiklorokin''i ballandırarak anlatan ve erken başladığımız için çok olumlu sonuç aldığımızı belirtirken tam 1 yıl kullanımdan sonra sessiz sedasız tedavi protokolünden çıkaran,

Sağlık çalışanının sağlığını koruyamayan, pandemi sürecinde 400’ün üzerinde sağlık çalışanının hayatını kaybetmesine, tükenmişlik sendromu yaşamalarına rağmen çalışma koşullarını düzeltmeyen, ekonomik haklarını vermeyen, fiziki ve psikolojik saldırılarda can güvenliğini sağlayamayan, güncel ve çalışanını koruyan Şiddet Yasası çıkaramayan,

Sağlık Meslek Örgütlerini 199 yılda bir rastlanan pandemi gibi çok önemli bir olayda paydaş olarak almayan, uyarılarına kulağını tıkayan hatta gerçekleri açıkladıkları için dışlayan...

Çok merak ediyoruz Sağlık Bakanlığı ne iş yapar?”