Ne kadar uzun süre ayrı kalabiliriz ki sevdiklerimizden? Kaldığımızda bile içimizde her defasında bir sıkıntı olur. Özleriz, hasret kalırız, sarılmak, kokularını içimize çekmek isteriz. Ama şuan da bilinen bir durum var ki; virüs belası yeterince sevdiklerimizden uzaklaştırdı bizleri. Ramazan Bayramı’nı sevdiklerimizden ayrı geçirdik. Oysa ki bir araya gelebilmemiz için tek sebeplerimiz bayramlar haline gelmedi mi?

Şimdi ise Kurban Bayramı geldi çattı. Bu bayram yasak olmuyor. Bunun sebebi de gayet belli. Hem halk tepkili olurdu hemde kurban kesilmesi gerekiyor. Burada iş vatandaşa düşüyor. Sosyal mesafe kurallarına uyarak hareket etmek gerek. Bırakın sarılmayalım sevdiklerimize bu bayram da. En azından yanlarında soluk aldığımıza şükredelim. Hepsinin yanımızda olduğuna şükredelim. Elbet bir gün doya doya sarıldığımız günler de gelecek.

Peki ya şimdi vakalar bu şekilde düşerken bir anda bir patlama olursa ne olacak? Evet sevdiklerimizin canları kıymetli. Gidip gitmemek arasında ikilemde kalıyor insan. Gidecek olsak bir risk, gitmeyecek olsak karşıda kırılan bir aile. Bir insan bu şekilde ikilemde kalabilir mi? Bir an önce bitse de şu virüs kimse ikilemde kalmasa. Artık rahat bir nefes alsak.

Yine de şükür bu halimize. 2020 başladığından bu yana sürekli kötü haberlerle geçti yedi ay. Bir kez olsun iyi bir haber gelmedi kulaklarımıza. Ama tüm bunlara rağmen yaşlılarımızın ettiği dua gerçekleşti. “Allah’ım sen bana bir sonraki bayramı göster.” Şimdi bizler bu bir sonraki bayramı da gördük. Umarım bundan sonraki gelecek olan bayramı da görürüz ve işte o bayram ailemize, sevdiklerimize sımsıkı, doya doya sarılırız.

Hayırlı Bayramlar...