Bugünkü Haberler

HİKMET BORAN (1)

Balıkesir doğumlu ünlü insanlar yolculuğumuza bugün Hikmet Boran ile devam etmek istiyorum. Çünkü tarihin arka odalarında kalmış bu ve bunun gibi insanlar bizden hesap soracak öbür dünyada “Bizleri ne çabuk unuttunuz?” diye. Onlar ki ne makam ne rütbe nede çıkar peşinde koşmadan bu ülke için mücadele ettiler. Bizler daha iyi bir Türkiye’de yaşayalım diye hiçbir fedakarlıktan geri durmadılar ama bizler ise onları unutup gittik. Kendime çok kızdım, çünkü yerel basınında benim de yazı yazdığım Kayseri ilinde, bir internet gazetesi Hikmet Boran için bir makale yayımlanmış. Bunu benim onlardan önce yazmam gerekiyordu. Vefasızlık ve bilgisizlik ayıbı bana yeter…

Hikmet Boran Balıkesir/Savastepe ilçesinde doğdu. Babası posta telgraf memurlarından Hakkı beydir. Yüksek öğrenimini Istanbul Tıbbıye mektebinde yapar ve üçüncü sınıfta iken Istanbul Ingilizler tarafından işgal edilir. 13 Kasım 1918. Her yeri kontrol altında tutan Ingiliz askeri bir taşkınlık olmasın diye Tıbbıye okulunu da gözetim altına almak için Mart 1919 da işgal ederler. Genç Hikmet Boran ve arkadaşları bu durumu hazmedemez. Birşeyler yapmak lazım diye kafa yorarken akıllarına okulun kuruluş yıl dönümü gelir. 14 Mart Tıbbıye Mektebinin kuruluş günüdür. O günü bahane eden öğrenciler bir gösteri tertip ederler bahane hazırdır çünkü.

Hikmet Boran önderliğindeki öğrenciler bu gösteri sırasında okulda bulunan iki kule arasına büyük bir Türk bayrağı asarlar. Ingiliz askeri müdahele etmek istesede başarılı olamaz ve bayrak orada kalarak ilk öğrenci direnişi başarılı bir şekilde son bulur. Daha sonraki yıllarda içinde 14 Mart Tıp bayramı olarak kutlanmaya başlar. Çünkü hem okulun kuruluş günü hemde işgale karşı bahane edilerek, 14 Mart 1919 da ilk defa kutlanmış ve bu gelenek devam etmiştir. Tıp camiasının emperyal güçlere karşı ilk başkaldırı günü olduğu için ayrı bir anlam taşımaktadır. Tıp bayramı kutlanırken, onu ilk kutlayan Hikmet Boran ve orada bulunan arkadaşlarını aklımıza getirmez isek o bayram sevinci bizlere layık değildir.

Istanbul Tıbbıye öğrencileri Hikmet Boran’ı temsilci seçerek Mustafa Kemal önderliğinde yapılacak olan Sivas kongresine katılmasını temin ederler. 38 kişinin katıldığı kongreye Istanbu dan katılan üç temsilciden biridir. 4 -11 Eylül 1919 tarihleri arasında yapılan bu kongreye, Askeri Tıbbıye öğrenci ve Istanbul temsilcisi olarak katılır. Hatta 7 Eylül de verilen bir önergede Hikmet Beyin de imzası vardır. Asıl dikkatleri ise 9 Eylül de yaptığı bir konuşma ile çeker. Müzakereler sırasında bir ara söz Amerikan mandasına (Himaye) girme konusuna gelir. Bu konuyu açanların arasında Mustafa Kemal’in yakın dava arkadaşı, Osmanlı döneminde Jandarma Genel Komutanlığı yapmış ve Cumhuriyet döneminde Içişleri Bakanlığı görevinde bulunmuş olan Refet Bele bey de vardır. Söz alan Hikmet Boran Mustafa Kemal’e hitaben bir konuşma yapar. “Paşam. Temsilcisi bulunduğum Tıbbiyeliler beni buraya bağımsızlık davamızı başarma yolundaki çalışmaya katılmak üzere gönderdiler, Manda’yı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, onları her kim olurlarsa olsunlar şiddetle ayıplar ve redderiz. Örnek olarak Manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve lanetleriz” der.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Balıkesir doğumlu ve Istanbul temsilcisi olarak Sivas kongresine katılan Hikmet Beyin yaptığı bu konuşmayı, bugün106 milletvekili arasında yapabilecek bir kişi varmı? (106 sayısı Balıkesir-Istanbul milletvekili toplam sayısıdır) Bırakın yüzüne bakarak açık açık tavır koymayı liderlerinin aksine bir görüş açıklayabilecek bir vekil varmı? Ne zaman liderin gözünden düşüp bileti kesilir veya bunu hisseder, işte o zaman bülbül oluyor karşı çıkma cesaretini gösterenler de. Sormazlar mı adama “Daha önceleri nerelerdeydin” diye. Mustafa Kemal’in bu meydan okurcasına yapılan konuşmaya cevabını, Hikmet Beyin hayatını ve göze aldığı tehlikeleri anlatmaya devam edeceğiz efendim.


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa