Bugünkü Haberler

HÜSEYİN CAHİT YALÇIN

Balıkesirli ünlüler yolculuğumuza devam ediyoruz. Hüseyin Cahit Yalçın kimdir? sorusuna verilecek en güzel cevap “Bit’i ile dahi kavga eden adam” dır. Çünkü mizacı gereği olumlu gelişmeleri fazla yüceltmek ona uygun değildir ama hoşuna gitmeyen gelişmelere şiddetle karşı çıkmak onun en normal halidir.
Hüseyin Cahit, Istanbul kökenli bir aileye mensup olup babasının işi dolayısıyla bulunduğu Balıkesir de 7Aralık 1875 dünyaya gelmiştir. Tahsil hayatına Istabul da başlamış ve orada bitirmiştir. Edebiyata olan ilgisi lise yıllarında başlamış ve 16 yaşında iken ilk romanı “Hayal içinde” ismi ile yayımlanmıştır. Üniversite son sınıfa geldiğinde arkadaşları ile beraber “Mektep” isimli dergiyi çıkarmaya başlayarak gazeteciliğe adım attı. Edebiyat-ı Cedide (Yeni Edebiyat) topluluğuna katılan Hüseyin Cahit, Servet-ı Fünun (İlmin Zenginliği) isimli dergide öykü ve sanata dair makaleler ile gazetecilik yaşamını devam ettirdi. 1896 yılında üniversiteyi ikinci olarak bitirdi ve bir müddet Fransızca öğretmenliği yaptı. 1900 yılında ünlü edebiyatçı Tevfik Fikret Servet-i Fünun’dan ayrılınca derginin yönetimini devraldı.
Abdülhamit dönemi ve oldukça baskı altında olan basın tedbirli davranmaya çalışır. Bahane bulunmak istenince tedbir işe yaramaz elbette. Hüseyin Cahit Fransızcadan çevirdiği “Edebiyat ve Hukuk” isimli yazıda Fransız devriminden bahsettiği gerekçesi ile Abdülhamit’in emri ile dergi kapatılır ve mecburen yazı hayatına bir ara vermek zorunda kalır. Hatta o yazı için yargılanır ama ceza almaması derginin kapatılmasını engellemez. Sultan Abdülhamit değişik mizacı olan bir padişah idi. Mesela Namık Kemal’i Magosa’da zindana kapattı ama ailesini hiç muhtaç duruma düşürmedi. Gidenler görmüştür Namık Kemal’in kaldığı yeri. Çok berbat bir yer değil ama yaşanması kolay bir yer de değil. Gurbette olmak zaten ayrı bir işkence.
Ikinci Mesrutiyetin ilanına kadar memurluk hayatına devam eden Hüseyin Cahit yeni siyasal rahatlama ile görevini bırakır ve gazeteciliğe geriye döner. Tevfik Fikret ve diğer arkadaşları ile beraber Tanin (Tınlama, çınlama) gazetesini yayın hayatına sokar ve baş yazar olarak görev alır, yıl 1908. Bu gazete İttihad ve Terraki (Birlik ve ilerleme) Cemiyetinin telkini üzerine kurulmuş olup o cemiyetin resmi yayın organı gibi olmuştur. Hüseyin Cahit’de bu cemiyetin bir kalemşörü gibi davranmış ve bunun karşılığını aynı yıl yapılan seçimde milletvekili olarak alır. Bir yıl sonra Ittihat ve Terraki Cemiyetine karşı olan gruplar bir isyan başlattı. 31 Mart Isyanı olarak bilinen ayaklanmayı Abdülhamit planladı diye iddia vardır ama hatıralarında suçlamayı şiddetle reddeder kendisi. Miladi takvime göre 13 Nisan 1909 da başlayan bu isyan sırasında ilk önce basılan yer Tanin gazetesi olur. Çünkü Tanin demek Ittihat ve Terraki Cemiyeti demektir halkın gözünde.
Isyancılar bu gazeteyi ve özellikle Hüseyin Cahit’i yok edilmesi gereken düşman olarak görür ve Hüseyin Cahit diye Lazkiye milletvekili Mehmet Aslan, isyancılar tarafından öldürülür. Hüseyin Cahit ise saklanarak hayatta kalmayı başarır ve Rus konsolosluğunun yardım etmesi sayesinde Romanya’ya kaçar. Isyan bastırılıp ortalık sükun bulunca 27Nisan 1909 yurda döner ve Tanin gazetesi yayına devam eder. Bu isyan neticesinde Abdülhamit görevinden azledilir ve yerine Sultan Reşat getirilir. Bu isyan tam olarak kimler tarafından organize edildi bilinmiyor. Ancak yakalanan isyancıların bazılarının cebinden İngiliz parası çıkması ve Ittihatçı subayların bilinen Alman hayranlığı, akla ister istemez Ingilizleri getirmekte. Yeri geldikçe hep ifade etme zarureti görüyorum ki Abdülhamit görevden azledilirken gördüğü muamele, asla ama asla onay verilecek bir durum değildir. Tarihi, o günlerin şartları altında değerlendirmek gerekir ama hiç bir şart bir Osmanlı Padişahına o muameleyi reva göremez.
1911 yılında Maliye Bakanı Mehmet Cavit Bey tavsiyesi ile Düyunu Umumiye (Genel borçlar) alacaklı vekilliğine atanır Hüseyin Cahit bey, yüksek bir maaşla.
Devam edecegiz efendim.


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa