Bugünkü Haberler

HÜSEYİN CAHİT YALÇIN(2)

Gazeteci, yazar ve siyasetçi Hüseyin Cahit Yalçın’ın 7Aralık 1875 yılında Balıkesir de doğduğunu, Üniversite son sınıfta “Mektep” isimli bir dergi çıkartarak gazeteci olma yolunda ilk adımı attığını, Servet-i Fünun edebiyat dergisi yazarlarından olduğunu, Ittihat ve Terraki Cemiyetinin sesi olan “Tanin” gazetesinin kurucusu olduğunu, bu sayede 1909 ve 1912 seçimlerinde mebus seçildiğini belirtip en son olarak da Düyunu Umumiye de görev aldığını anlatmıştım.
Ikinci Mesrutiyetin ilanı (1908) ve Abdulhamit’in tahtan indirilmesi (1909) Ittihat ve Terraki cemiyetinin tam olarak idareyi ellerine almalarına yetmemişti. Bu cemiyete karşı ciddi bir muhalif kadro halen görev başında idi. Ittihat ve Terraki Cemiyetine karşı olan siyasi kadro, Hürriyet ve İtilaf (Hürriyet ve Anlaşma) ismi verilen bir parti kurdu. Hem idari kadrodan, hem halk içinden, hemde asker destekli bir parti olup, her geçen gün biraz daha güçlendi ve gelişti. Hatta Halâskâr Zabitan (Kurtarıcı Subaylar) isimli dernek onlara destek verdi ve01/07/1912 de bir muhtıra ile hükümetin düşmesine sebeb verdi. Ittihad ve Terraki Cemiyetinin hiç de uygun görmediği gelişmeler yaşanıyordu. Hüseyin Cahit Tanin gazetesinde, muhalif kadro aleyhine yayın yaptığı için gazetesi kapatıldı ve kendisi Viyana’ya kaçarak canını zor kurtardı.Yıl 1912.
Balkan savaşı hezimet ile sonuçlanmıştı bu arada. Düşman Çatalca’ya kadar gelmiş, bu duruma siyasi ve askeri irade boşluğu sebeb vermişti. Aslında Meşrutiyet ilan edilirse, hele birde Abdülhamit taht’dan ayrılırsa, herşey güllük gülistanlık olacaktı ama olmadı. Muhtıra ile kaybedilen hükümet, darbe ile geri alındı. “Edirne elden gidiyor” diye başlayan yaygara ile, içinde Harbiye Nazırı da olmak kaydı ile beş kişi öldü. Miladi tarih 23/01/1913. Tarihte yerini Bâb-ı Âli baskını diye aldı. Bu olaydan hemen sonra yurda dönen Hüseyin Cahit tekrar Tanin gazetesini çıkarmaya başladı. Ittihad ve Terraki Cemiyeti ile arasına ne girdi pek belli değil ama bu cemiyetin başa getirdiği hükümeti çok ciddi şekilde eleştiri yağmuruna tuttu. Bu eleştirilere uyarılar geldi parti tarafından ve bu duruma dayanamayarak Tanin gazetesini Ittihat ve Terraki’ye 30/01/1914 de sattı.
Birinci dünya savaşı bittikten sonra Istanbul’u işgal eden Ingiliz’ler, kendilerine sorun çıkarma ihtimali olanları tutuklayıp, Malta adasına sürgüne gönderdi. “Bekirağa bölüğü” denilen bu tutuklular, 78 kişiden meydana geliyordu ve içlerinde Hüseyin Cahit’de vardı. Yıl 1919. Her ne kadar tutuklu ise de diğerlerinden farklı muamele gördü. Otel ve pansiyonlar da kaldı ve ailesinin gelip gitmesine izin verildi. Sürgün sırasında Ingilizce ve İtalyanca öğrendi. Türk ve Ingiliz devletlerinin anlaşması ile 16/03/1921 de sürgündeki herkes salıverildi. Bir yıl Avrupa turu yapan Hüseyin Cavit 15/07/1922 de işgaldeki Istanbul’a döndü.
Istanbul da tekrar Tanin (Çınlama) gazetesini çıkarmak ister ama izin alamaz ve “Renin” (Haykırma) isimli gazeteyi çıkarır. Bu gazetede Istiklâl savaşına destek versede saltanatın, hilafetin kaldırılması ve Cumhuriyet ilanı konularında Ankara hükümetine ters düşer ve muhalif gazeteci olarak isim yapar. İlk olarak bir haber yüzünden 1923 yılında yargılanırı istiklal mahkemesinde ve beraat eder. Ismet paşanın Seyh Sait isyanına sebeb olarak basını işaret etmesiyle siyasal yazı yazmama kararı alır. Ancak Terakkiperver (Ilerici) partinin genel merkezinde yapılan aramayı “Basıldı” diye haber yapınca hem gazete kapatılır hemde kendisi ömür boyu Çorum’a sürgüne gönderilir. 07/05/1925.
1926 da sürgün cezası kaldırıldı ve Istabul’a döndü. Ama ne gazetecilik yapma nede başka iş imkanı bulamadı. Türk dil kurultayına karşı çıktı ama zor bulduğu işinden oldu. Atatürk ölene kadar siyasi yazı yazmaktan uzak durdu. Mustafa Kemal öldükten sonra Ismet Inönü isteği ile üç dönem vekillik yaptı ve Tanin gazetesini yeniden çıkardı.
Hüseyin Cahit Yalçın ilginç bir insan ve bir bölüm daha hak ediyor. “Tan gazetesi baskını” dahil olmak üzere devam edecegiz efendim.


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa