Bugünkü Haberler
Ekspres Gazetesi

İLK EMİR “OKU”

Geçtiğimiz günler içerisinde gördüğüm bir haber çok hoşuma gitti. Balıkesir, çok okuyan şehirler içinde yedinci sırayı almış. Ilk bakışta harika gibi görünsede, aklımı kurcalayan sorular peşpeşe geldi. Birinci soru bu sonuca nasıl ulaştılar? Satılan kitap sayısı üzerine bir araştırma yapılmış olabilir ama şehrimiz de bulunan Üniversitenin bu sayı üzerine katkısı olduğu inkar edilmez bir gerçek. Ikinci soru ise tercih edilen kitaplar hangi konular üzerine yazılmış? Ahalimiz hangi içerikler üzerine ilgi duyuyor? Üçüncü soru ise satılan kitapların fiyat veya fiyat ortalaması nedir? Biliriz ki ucuz etin suyu kara olur.
Bu soruların cevapları ne olursa olsun önemli değil. Önemli olan; kişilik, genel kültür, konuşma yeteneği, medeni cesaret ve bilinçli birey olma yolunda ciddi katkısı olan okuma alışkanlığının daha da yaygın hale gelmesidir. Bu konuda yapılacak her çalışma takdiri hak etmektedir. Yıllar önce okuduğum ve bizdeki Tasavvuf düşüncesine yakın olan bir kitap vardı. Robin Sharma yazmış ve ismi ise “Ferrarisini satan bilge.” O kitapta şöyle bir cümle geçer. “Kitap, akıl bahçesinin bahçıvanıdır” diye. Çok hoş, çok anlamlı bir cümle. Doğru kitap tercihi ile akıl bahçesini bakımlı, güzel hale getirebilir ve zararlı haşeratlardan koruma yolunda ciddi tedbir alabiliriz.
Işte tam bu noktada Mustafa Kemal’in veciz bir sözü aklıma gelir. Şöyle diyor büyük önder. “Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder” Eğitim için yapmış olduğumuz kişisel faaliyetin amacına ulaşabilmesi için doğru kitap tercihi yapmamız gerekir. “Doğru tercih” diye ifade ediyorum ama bendenizin fikrine göre “Kötü kitap yoktur, kötü okuyucu vardır” Bu sözüm, yarenlik ettiğim bazı arkadaşların kafasında soru işareti yaratıyor. Haliyle açıklama bekliyorlar. Hiç bir yazar yoktur ki yazdığı kitabın bir amacı olmasın. Mutlaka bir olay, duygu, macera, siyasi görüş, dini felsefe, erotizm veya aklınıza gelebilecek her konuda yazılmıştır ve bir amacı vardır. Yazarın amacı, bizim fikrimiz ile örtüşmeyebilir, aykırı gelebilir ama kötü de olsa mutlak bir amacı bulunmaktadır. Okuyup, okumama tercihi tamamen bize aittir ama o kitaba “Kötü” deme hakkımız yoktur. Pazarda satılan Elma ne ise yazarın görüşü de odur. Beğenen alır, beğenmeyen diğer tezgaha geçer.
Kitap tercihi tamamen kişinin kendisine kalmış bir durumdur. Gençlik dönemlerimde moda olan kitaplar genelde siyasi ağırlıklı olurdu. Genç yaşımıza rağmen memleket sorunlarına ilgi duyar ve kendimizi geliştirme yolunda çeşitli kitaplar okurduk. Aynı görüşü paylaştığım arkadaşlar genelde savunduğumuz düşünce hakkında kitap okur ve sohbetlerde bunları dile getirirdik. Milliyetçi düşüncenin her derde deva olduğu şeklinde konuşmalar ile çevresinde toplanan gençlerin fikrinden sebeblenmesini sağlama gayretinde olurduk. O zamanların aykırı gençlerinin büyük bir çoğunluğu daha sonra sistem tarafından terbiye edildi ve kimi kendini cezaevinde buldu kimi de alınamamış diplomaların hediyesi olan mesleksizlik ile tanıştı.
Bugünün gençliği genelde hangi kitapları tercih eder pek fikrim yok. Zaman geçirmek için okunan aşk macera kitaplarının dışında fikre, düşünceye hitap eden kitaplar okuyan varsa küçük bir tavsiyem olacak. Hangi milli veya fikri düşünceye sahip olursanız olun, mutlaka karşı görüş kitaplarını da okuyarak fikrinizi test edin. Çünkü çok doğru gibi görünen fikirleriniz karşı görüşte yazan bir yazar tarafından çürütülmüş, geçersiz hale getirilmiş olabilir. Amacınız “Doğru düşünceyi” bulmak ise tez-hipotez karşıtlığını yapmanız gerekir. “Yanlış dahi olsa ben bu siyasi veya fikri yolda bilgilenmek istiyorum” derseniz, bilgili bir insan olmaz, bir merkezin gönüllü elamanı olursunuz. Buna da razıyım derseniz bir sözüm olmaz çünkü siz “Bilim şüphe üzerine inşa olur” sözünün anlamını hiç idrak etmemiş olursunuz.
Bilgili olmanın erdemini yaşamak için çok okumalı, çok araştırmalı ve düşündüğümüz, konuştuğumuz gibi yaşamalıyız. Bilgi sahtekarlık aracı olmamalı.


İLK EMİR “OKU” Yazısına 1 Yorum Yapıldı

YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa