Koronavirüsü salgını Türkiye’de de görülmeye başladığı günden bu yana alınan tedbirler kapsamında zamanımızın büyük bölümünü evlerimizde geçirdik. Sağlımızı tehdit eden virüs tehlikesine karşın özgürlüğümüzü kısıtladık. Bu sürede günlük rutinlerimiz değişti. Şehrin ücra bir köşesinde içtiğimiz bir bardak çayın ya da müdavimi olduğumuz lokantadan yediğimiz yemeğin aslında bizler için ne kadar değerli olduğunu görme fırsatı yakaladık. Evde geçen sürede bazı zamanlar sıkılıp, atalet haline bürünsekte bu süreç bize aslında kendimizin ne kadar değerli olduğunu gösterdi.  Gün içerisinde kendimizi mutlu etmek için yaptığımız çabaları hatırlayın. Özgünce gezdiğiniz, sevdiğiniz bir kişiye çekinmeden sarıldığımız anları. Ya da aynanın karşısına geçip dışarıya çıkmadan önce kendinize yaptığınız bakımı. Bunların hepsinin bir anlamı var. Kendinizi mutlu ederek çevrenizdeki insanları da mutlu ediyorsunuz. Ve mutluluk içinde ilk yapmanız gereken kendinizi sevmek ve kendinizle barışık olmak. Özgürlüklerin kısıtlandığı Koronavirüsü salgını döneminde daha çok kendinizi sevmelisiniz.