Bugünkü Haberler

KURTDERELİ MEHMET PEHLİVAN (1)

Balıkesir doğumlu ünlüler yolculuğumuza, sadece Balıkesir’in değil, tüm Türkiye’nin gurur kaynağı olan bir isimle, Kurtdereli Mehmet Pehlivan ile devam edecegiz. Dünya Şampiyonu olan hemşehrimiz 1864 yılında şu an Bulgaristan sınırları icindeki Tırnova şehrinin Deliorman diye adlandırılan bölgesinde dünyaya geldi. 93 harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşından sonra ailesi ile birlikte Türkiye’ye göç edip Balıkesir/Kurtdere köyüne yerleşmek zorunda kaldı.
Deliorman diye bilinen bölge artık havasından mı suyundan mı bilinmez uzun yıllar boyunca “Pehlivan yatağı” olarak nam saldı. Orada yetişen onlarca iyi pehlivan ata sporu olan güreşin yaşamasına ve sevilmesine sebeb olmuştur. Mehmet Pehlivan da iri yapılı bir insan olduğundan daha çocuk yaşlarda güreş sporuna merak sardı ve kendini geliştirdi. Ilk dersleri Kadırga Meydanı güreşçilerimizden Ahmet Pehlivandan aldı. 19 yaşına geldiğinde 123 kilo ve 1.89 boyuna ulaşmıştı. Yaptığı güreşler ile yavaş yavaş Balıkesir civarında adını duyurmaya başladı. O zamanlar başka ilgi kaynağı yok ahalinin. Güreş, Cirit ve Okçuluk başta gelen Panayır, Hayır ve düğün geleneklerinden. Bir Ağa güreş tertip eder ve bütün pehlivanları davet ederek hem kendi nâm’ını yürütür hemde ortaya koyduğu ödül ile pehlivanları finanse ederdi.
Sebebini pek bilmesekte Balıkesir Kepekler köyündeki bir düğünde, zamanın baş pehlivanlarından olan, yaş ve tecrübe olarak kendisinden bir hayli büyük olan Katrancı Halil Pehlivana meydan okur Kurtdereli. Bu meydan okuma kendisine pahalıya mâl olur. Neredeyse kan kusarak yaptığı bu güreş, hem bir yıl yatakta kalmasına sebeb vermiş hemde hayatının en büyük yenilgisini almasına sebeb vermiştir. Katrancı Halil, var olan bilgi ve tecrübe ile olabildigince ezmiş ve ciddi bir sekilde O’a zarar vermiştir. Kimbilir belkide ileride kendine rakip olarak görüp, önünü kesmek istedi. Yetenekli bir genç adama ağabeylik yapamamış ve bu onurdan kendini mahrum etmiştir.
Aradan bir kaç yıl geçer ve 21 yaşına gelen Kurtdereli, zamanının efsane ismi ve tüm zamanların en büyük güreşçisi olan Koca Yusuf ile güreş tutar. Biraz güreştikten sonra Koca Yusuf güreşi bırakır. Ahali ise şaşkın halde ne olduğunu merak ediyor. Koca Yusuf ahaliye ve güreşi tertip edenlere hitaben “Yazıktır. Bu yetenekli delikanlıyı bana ezdirmeyin. Ileride çok büyük bir pehlivan olacak” der ve “Parsa” denilen halkın verdiği bahşiş paraları Kurtdereli Mehmet Pehlivana bırakır. Işte erdem bu, büyüklük bu, sporculuk bu sevgili okurlar. Koca Yusuf istese onu aynı Katrancı Halil gibi ezer ve en az bir yıl, belkide hiç güreşemeyecek hale getirebilirdi. Ama ahlâk sahibi olmak, bunu uygulamak gönül yüceliği gerektirir, erdem gerektirir.
Abdülhamit döneminde yurt dışı güreşlere giden pehlivanlar arasında yer aldı. Katrancı Halil ile Paris de yaptığı gösteri güreşinde altı dakikada onu tuş ederek yıllar önce aldığı yenilginin de intikamını almış oldu. Kurtdereli Mehmet Pehlivan 1899 yılında Adalı Halil ve Kara Osman’ı Kırkpınar da yenerek Bas Pehlivanlığı aldı. 1900 yılında Paris Uluslararası Fuarı nedeniyle bir Dünya Şampiyonası düzenlendi. Bu Şampiyona da Hint Kaplanı Rüstem Gulam ile iki saat güreş tuttu ve Gulam omuzunun sakatlandığını bahane ederek maçın tehir edilmesini sağladı. Güreş günü geldiğinde Gulam ülkesine kaçtığı için Kurtdereli Mehmet Pehlivan dünya Şampiyonu ilan edildi.
Ülkeye geriye döndüğünde 5 Aralık 1905 de Sultan Hamit tarafindan “Gümüş Sanayi Madalyası” ile ödüllendirildi ve aynı madalya 5 Mart 1910 yılında Sultan Reşat tarafından ikinci kez verildi. Osmanlı Devleti o günlerde tarihinin en sıkıntılı günlerini yaşıyor ve halk teselli bulacak bir başarı arıyordu. Askeri ve siyasi alanlardaki memnuniyetsizliği, o günlerde yurt dışında galibiyet haberleri gelen güreşçilerimiz ile gideriyordu. Ispanya, yıllar süren monarşi içinde tek teselliyi Futbol ile bulmuştu. Halkın deşarj olabileceği başarı alanları olmalı ki teselli bulsun.
Devam edecegiz efendim..


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa