La Edri’nin çok beğendiğim bir sözü var. Ve eminim ki herkes bu sözü bir yerlerden duymuştur. “Hiçbir insan öylesine girmiyor hayatımıza... Kimileri ceza, kimileri bela, kimileri imtihan, kimileri ise armağan...”

Şu güne kadar yaşadığınız hayatı bir gözden geçirin. Hayatınıza giren çıkan insanın haddi hesabı yok. Kimi sırtınızdan bıçaklar öyle ders alırsınız, kimi de sizin kalbinize dokunup kalp gözünüzü açmaya yardımcı olur. Elbette ki kalbinize dokunan insan en iyisidir. Fakat düşe kalka yaşamazsak eğer bu hayatı, hayatta güçlü durmayı hiçbir zaman öğrenemeyiz.

Bize ceza olan, bela olan veya imtihan olan insanlara aslında ufak bir teşekkür borçluyuz. O kişiler bizlere bunları yaşatmasaydı, şuan da korkarak yaşıyor olurduk hayatı. Biraz da kime güvenip, kime güvenmemek gerektiğini öğrendik.

Olaya başka açıdan bakmaya ne dersiniz? Peki ya bizler insanların hayatına ceza, bela, imtihan olarak girdiysek..! Ya birilerine fazlasıyla zarar verdiysek..! Bilmeden de olsa birinin kalbini kırdıysak! Ya da hayatında en önemli dönüm noktası olduysak?

Kime ne zaman, nasıl geldiğini bilemiyor insan. Karşıdaki kişilere hissettirdiğimiz duyguları bilemiyoruz. Bu yüzden bu hayatta yaşarken, ağzımızdan çıkan sözlere, baktığımızda nasıl baktığımıza çok dikkat etmemiz gerek. Üç günlük dünyadan kalp kırmadan çekip gitsek fena mı olur?

Hayatına girdiğimiz insanlara armağan olmak ve hayatımıza girecek olan insanların bizlere armağan olması dileğiyle...