Son zamanlarda yazan ve konuşan herkesin ağzından koronavirüsten başka söz çıkmaz oldu. Gündemimizi ister istemez, başka bir şeye yer bırakmaksızın doldurdu. Bu süreçte Dünya’nın her yerinden halklar zor zamanlardan geçiyor. İzlediğimiz haberler gösteriyor ki önde gelen birçok ülkede insanlık büyük bir sınavdan geçiyor. Öyle anlaşılıyor ki; devamında gelecek günlerde ekonomik sıkıntılarla tablo daha da ağırlaşacak gibi.

Bu zor günlerde, karantinadan bunalan insanlara umut aşılayacak, moral verecek bir şeyler lazım, değil mi?

Şöyle televizyon kameralarının önüne çıkıp “Endişeye gerek yok, durum kontrol altında, süreç şöyle şöyle devam edecek.” deyip, kaygıları giderecek, toplumun her kesimini kucaklayan, etrafında birlik sağlayacak, sözü önemsenen bir lider.

Duruşuyla, konuşmasıyla, kendisine duyulan saygıyı hak eden, taraflı tarafsız herkesi etkileyen bir lider. Dünya bu açıdan çok şanssız bir dönemden geçiyor. Amerika’da dahil önde gelen bütün ülkelerde liderlik sorunu var. Şu kriz döneminde öne çıkan, öngörüleri tutarlı, aldığı kararlarla halkını rahatlatan, koruyan bir lider göremedik.

İyi bir liderde olması gereken özellikleri şöyle bir sıralarsak, lider; mütevazi, dinlemesini bilen, yenilikçi, bilgili, iletişime açık, adil, ilham veren, insanlara ve yaşadığı dünyaya duyarlı, kitleleri yönlendirebilen ve çalışmayı seven biri olmalıdır.

Birkaç lider dışında bu özelliklerin çoğuna sahip lider, önde gelen ülkelerde yok. Bu durum gelecek günlerde ekonomik göstergelerin daha da kötüye gitmesi halinde dünyayı çok zorlayacaktır. Muhtemel bir ekonomik çöküntü Allah korusun savaşlara bile yol açabilecektir.

Demem o ki; iyi lideri zor şartlar yetiştirir. Bunun en önemli örneği Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bu zorlu salgın ve devamı da yeni çağın liderlerini yetiştirecektir. Maharet, o liderleri ortaya çıkarıp seçebilmekte. Önümüzdeki yıllar çok şeylere gebe.

Sağlıcakla…