İYİ Parti İl Başkanı Özlem Ural, Zağnos Paşa Cami Meydan Projesi kapsamında iki katı yıkılacak inşaatın kamulaştırma sürecini gündeme getirdi. Özlem Ural, inşaat firmasına Hazine’ye ait 5 arazi verileceğini ve bunun şeffaf bir şekilde meclis üyelerine anlatılmadığını belirtti. Kırsala yönelik su tarifelerindeki değişiklikle de ilgili konuşan Ural, “Özellikle köylerde 100 liralık bir faturanın 700 liraya çıkması gibi bir durumla karşılaştık. Çok üzücü bir durum. Büyükşehir Belediye Başkanımıza neden böyle bir uygulama yaptınız diye sorduğumuzda kendisi bu durumu bir tür cezalandırma olarak ifade etti” dedi.

İYİ Parti İl Başkanı Özlem Ural, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin Zağnos Paşa Cami Meydan Projesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un tarihi caminin siluetini engelleyen inşaatın kamulaştırılmasıyla ilgili başlatılan süreci gündeme getirdi. Bakan Kurum’un talimatıyla başlatılan kamulaştırma çalışmaları kapsamında inşaatı yapan firmaya devlete ait 5 arazinin verildiğini dile getiren Ural,  “Çevre Bakanı Murat Kurum, 9 Aralık 2020’de Balıkesir’i ziyaret ettiğinde Zağnos Paşa Cami çevresindeki düzenlemeleri incelerken gözüne takılan yeni bir inşaatın dördüncü ve beşinci katının tıraşlanmasını istiyor. Bu nedenle kamulaştırma işlemleri için talimat veriyor. Büyükşehir Belediye Meclisimizin ağustos ayı birinci oturumunda meclis üyelerinin önergeleri ve gündem maddeleri mecliste ilgili komisyonlara sevk ediliyor. Bu esnada Büyükşehir Meclis üyemiz Grup Başkanvekilimiz Metin Özpınar, gündemin birinci maddesindeki söz konusu taşınmazın dördüncü ve beşinci katlarının muhtelif parsellerle trampa edilmesi yani takas edilmesi hususunda bir soru yöneltiliyor. Buradaki gündemdeki tüm arsalar mı yoksa değer tespit çalışmaları sonrasında seçilecek arsalar mı takası söz konusu olacağını soruyor. Anlıyoruz ki; takasa dair gündem tüm arsalar için. Dördüncü ve beşinci kat karşılığında tüm arsalar takasa giriyor. Bizler şu soruyu yöneltiyoruz; Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bu konuda bir zarara uğrayacak mı? Soruyu yönelttiğimizde aldığımız cevap; arsalar zaten belediyeye ait değil. Sadece belediyeler burada aracı olarak devreye giriyor. Hazine kıymet takdirini yapmış, belediye de yapacak. Aslında her şey olmuş bitmiş bizim meclis üyelerimiz bunu gündem maddesine geldiğinde fark ediyor. Bu esnada konu komisyona sevk edilmiş. Bizim burada altını çizmek istediğimiz konu anlayışa dair.  Belediye başkanımız zaten arsalar bizim değil, zarar etmiyoruz, parseller bizim değil dedi. Hepimiz biliyoruz ki; devletin en fazla taşınmaza sahip olduğu il Balıkesir. Son 15 yılda Türkiye Cumhuriyeti’nde trampa ve takaslarla elden çıkartılan 1.5 milyar metrekarenin üzerinde yer var. Bunların ne kadarı Balıkesir’e ait. Bunu merak ediyoruz. Belediye zarar etmiyor tamam ancak Hazine de bizim. Bu kararlar sadece bir Bakanın gözüyle mi alınıyor. Bakan geldiğinde bu talimatı verdiği noktada imar izni kaç kat olduğunu biliyor muydu? İmar durumu devletin resmi belgesidir. Beş kat yazıyorsa beş kat olur. Eksik kat yapma hakkı da veriyor kanun usulü var. Bakanlarımız atama usulü geliyor ve bazen görevden affını isteyebiliyorlar. Yarın başka bir bakan farklı bir görüş bildirdiğinde mevzuatı mı bakana uyduralım bakanlar mı mevzuata uysun. Yatırımcıların açısından güvensiz bir ortam oluşturmaktadır” dedi.

 

100 LİRALIK FATURA

700 LİRA GELMEYE BAŞLADI

 

BASKİ’nin kırsala yönelik yeni su tarifeleriyle vatandaşın mağdur olduğunu ifade eden İYİ Parti İl Başkanı Özlem Ural, “ Kırsalda vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Su faturaları konusu kırsalda her noktada karşımıza çıktı. Herkes bu konudan şikayetçi. Bir hesaplama yaptığımızda 1.kademeyi 4 kişilik bir aile çok rahat geçiyor. Özellikle köylerde 100 liralık bir faturanın 700 liraya çıkması gibi bir durumla karşılaştık. Çok üzücü bir durum. Büyükşehir Belediye Başkanımıza neden böyle bir uygulama yaptınız diye sorduğumuzda kendisi bu durumu bir tür cezalandırma olarak ifade etti. Bizde bunu ifade ettik. Bize; bazı kırsal mahallelerde çeşmesi bozuk olan çeşmesini tamir etmiyor, su boşa akıyor, birtakım duyarsız davranışlardan dolayı su sarfiyatında artış var diye konuyu açıkladı. Fiyat artışıyla bunun da engellenebileceğini açıkladı. Böyle bir artışın yanlış olduğunu düşünüyoruz. Biz aslında arzu ettiğimiz yönetim sistemi; halkımızı köylümüzü işin içine katarak bilgilendirmek” dedi.