Lokanta işletmecisi İskender Çağan, bir yılı aşkın süredir devam eden Koronavirüsü salgını dolayısıyla kısmi ve tam kapanma dönemlerinde karşılaştığı zorlukları SEMBOL Medyaya anlattı. Pandemi sürecinin en çok olumsuz etkilediği iş kollarının başında lokanta, restoran ve kafelerin geldiğini belirten İskender Çağan, ekonomik sıkıntılardan dolayı kirasını ve borçlarını ödeyemez hale geldiğini söyledi.

Lokanta işletmecisi İskender Çağan, bir yıldan fazla süredir bir açılan bir kapanan yemek sektöründe yaşadığı sıkıntılarla ilgili SEMBOL Medya’ya konuştu.  Lokantaların imalat sektörü dışında gösterilmesinden dolayı kredi desteğinden de yararlanamadıklarını kaydeden Çağan, “Günah keçisi lokantalar ve kafeler olmamalıydı. Öncelikle mitingler, kongreler yapılmamalıydı. Bu yüzden insanlar haklarını helal etmezler. Cumhurbaşkanı açıklama yapıyor haklarını helal etsinler diye. Hakkımızı helal edelim de dokunsan ağlayacağız” dedi.

“BORÇLAR ÖDEYEMEZ HALE GELDİK”

Pandemi sürecinde borçlarını ve kirayı ödeyemez hale geldiğini dile getiren İşletmeci İskender Çağan, “ Pandemi süreci öncesinde işlerimiz çok güzel gidiyordu. Pandemi süreci başladığında enteresan bir şekilde kafe ve restoranlar kapatıldı. Eğer biz virüs bulaş durumuna neden oluyorsak doğru bir uygulama gibi duruyordu. Ancak bizim gibi küçük ve orta ölçekli esnaf hayatını günlük yaşıyor. Kazandığımızı toptancısına, kasabına veriyoruz. Bazen kazanamadığımız zamanlar oluyor, ödeme yapamaz hale geliyoruz. Kapanmalar sonrasında bu ödeme ve borçlar birikmeye başladı. Sabit giderlerimiz var; kira gibi, personel gibi. Bunlar standart devam ediyor ancak bizim başka gelirimizi yok. İlk başta biz tüm tedbirleri almıştık. Müşteriler masaya iki kişi oturuyordu, hijyen kurullarında bir sıkıntı yoktu. İnsanlar burada yemeğini yiyor, gidiyordu. Fakat enteresan bir şekilde kapattılar. Ben lokantaların virüsün yayılmasına sebep olduğunu düşünmüyorum ancak kapanmadan dolayı insanları açlığa terk etmenin bir vebali var diye sosyal medyadan tepkimi ortaya koydum. Sosyal medya hesabımı kapattılar” dedi.  

“ŞU AN ÇARK DÖNSÜN DİYE ÇALIŞIYORUM”

Kira ve borçların ödeyebilmek için pakete geçtiklerini ancak bunda da sorunlarla karşılaştıklarını belirten İskender Çağan, çarşı merkezdeki mesai saatlerinin de değişmesinin az da olma iş yapma imkanlarını ortadan kaldırdığını söyledi. Çağan,  “ Paket sektörüne geçtik. Altyapısı olması gereken bir şey. İnsanlar internet alışverişine daha fazla ilgi gösterdiği için bunu yapmayı düşünüyorduk. Paket sektörüne geçtik. Kredi çekiyorsunuz bunun da bir ödemesi var. Devletin bin lira desteği yeterli değil. Pakete geçtik, bunda da birçok engel çıktı önümüze. Eşim, çocuğum dükkâna yardım etmeye başladı. Ben hem yemek yapıyorum hem paket servisine gidiyorum. Ben mutfağa bile girmiyordum, mecburen personel eksiltince mutfağa girmek zorunda kaldım. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu paket kuryelerine müsaade etmeyeceklerini açıkladı. Çarşı merkezindeki işyerlerinin mesai saatleri bizim için çok önemli. Saat 10.00 ile 16.00’ya çektiler. Evde kahvaltısını geçen yapan personel öğle yemeğini yemeden evine gidiyor. Zorlandık. Maddi ve manevi anlamda büyük zorluk geçiriyoruz. Ben şu anda çark dönsün diye çalışıyorum. Kazanmaktan ziyade buranın kirası çıksın diye çalışıyorum. Son iki aydır kiramı ödeyemiyorum. Sorunlar kontrolden çıktı. Bir şeye yüzde 100 zam gelemez” dedi.

İMALATÇI DEĞİLİZ DİYE KREDİ DE VERMİYORLAR

Devletin verdiği kredi desteğinden de imalatçı sınıfında gösterilmedikleri için faydalanamadıklarını söyleyen İskender Çağan, “Küçük esnafı büyüteceğiz diye açıklama yapıyorlar. Nasıl büyütebilirsiniz? Bizim zincir olma şansımız yok. Ben bu sözden yanınızdaki dükkanla birleşin önerisini anlıyorum. Bu o kadar kolay bir şey değil. Birleşmek demek ayrı bir dükkan ayrı bir sermaye demek. Ben büyüteceğim sözünden bitireceğim anlamı çıkarıyorum. Dese ki; ben küçük esnafı yaşatacağım bunu anlarım. Bu sözlerin rastgele söylendiğini düşünmüyorum. Ardından KOSGEB’ten küçük esnafa bir kredi açıklaması geldi 35-70 bin liraya kadar. Biz bu krediden hizmet sektöründe gösterildiğimiz için faydalanamıyoruz. İmalat sektöründe olmamız gerekiyormuş. Biz fasulyesini, salçasını, soğanını, yağını alıyor burada imalattan geçiriyor yemek çıkarıyoruz.  O krediyi alabilsem çok rahatlayacağım. İki yıl ödemesiz ve sıfır faizli bu krediyi herkese vermiyorlar”

“İNSANLAR HAKLARINI HELAL ETMEZ”

Pandemi sürecinde lokantaların, kafelerin, restoranların günah keçisi ilan edildiğini belirten İskender Çağan, “ Günah keçisi lokantalar ve kafeler olmamalıydı. Öncelikle mitingler, kongreler yapılmamalıydı. Bu yüzden insanlar haklarını helal etmezler. Cumhurbaşkanı açıklama yapıyor haklarını helal etsinler diye. Hakkımızı helal edelim de dokunsan ağlayacağız. İşimiz çok zor. Bizim beklentimiz insanlar evine ekmek götürebilsin. Elbet bu bitecek. Restoranları, lokantaları kapatmakla bu hastalık bitmez, bunun tek çözümü aşıdır. Aşı bitesiye kadar bizi yaşatsalar yeter. Kredi engelleri olmazsa inanılmaz rahatlayacağız. Yüzde 50 kapasite kullanımı verseler hiç olmazsa masraflarımızı karşılarız. Pandemi sürecinden bu yana kapalı olan dükkanlar için yeni dönem daha zor olacak” dedi.