Bugünkü Haberler

MÜŞERREF AKAY

Müşerref Akay 1952 yılında İstanbul’da doğdu. Anne ve babası aslen Balıkesirli olup Çerkez kökenlidir. Balıkesir’in neresinden derseniz bu konuda bir bilgiye, eğitim ve öğretim konularında olduğu gibi ulaşamadım. Zaten şov dünyası mensuplarının yaptığı işten ziyade, hareketli ve sıra dışı yaşamları ilgimizi çeker nedense. Müşerref hanım daha on dört yaşında iken bir gazetenin tertip ettiği ses yarışmasına katılır(1966). Bu yarışmaya ünlü ses sanatçısı Selami Şahin de katılmıştır ve ikisi iyi arkadaş olurlar. Sonradan evlenecek olduğu Mahmut Tezcan’ın o dönemdeki eşi olan Yıldız Tezcan, Müşerref hanımın Unkapanı plakçılar çarşısı yakınında ki bir pazarda kardeşi ile iç çamaşırı satıp geçimini temin ettiğini iddia eder. Ses sanatçısı olmayı kafaya koyan herkes o sıralarda Unkapanı civarından ayrılmaz, çünkü  bir yapımcıdan teklif alma ihtimali vardır.

Müşerref hanım bu sayede yapımcı Mahmut Tezcan ile tanışır ve aralarındaki münasebet evlilikle tescillenir. Yıl 1969. Yapımcı kocası olunca hem sinema hem de plak çalışmaları konusunda hiç sıkıntı yaşamaz. Plak çalışmaları evlenir evlenmez, sinema çalışmaları ise 1971 yılında, Yılmaz Güney’li Baba filmi ile baslar. 1985 Ocak ayında Mahmut Tezcan’dan boşanır ama evli geçen bu on altı yıla on beş film, on altı kaset, LP ve iki çocuk sığdırmayı başarır. Patlama yaptığı şarkı, Türk Bayrağını kostüm olarak kullandığı “Türkiyem” şarkısıdır yıl 1983, ihtilal yılları ve bir hayli ses getirmiştir o şarkı.

Evli geçen on altı yıldan sonra Mahmut Tezcan’ın ettiği bir cümle akılda kalmıştır. “Bir canavar yarattım,  beni yemeye çalıştı” diye. Bu sözün intikamını Mahmut Tezcan öldükten sonra alır Müşerref hanım, “Yıllarca benimle uğraştı, şimdi çamurun içinde yatıyor” diyerek. Kendisi o çamurun içine hiç girmeyecekmiş gibi.

İkinci evliliğini 1991 yılında tekstilci İlhan Kaprol ile yaptı. Üç yıl süren bu evliliği 1994 yılında bitirdi. Bu kocası hakkında fazla bir bilgi sahibi olamadık.

Üçüncü evliliğini 2000 yılında Azerbaycan’lı Ekber Gence ile yaptı. Tanışmaları ise ilginçtir. Ankara’dan İstanbul’a gelmek isterken, her ikisi de uçağı kaçırır ve tanışırlar. Bu tanışma evlilikle noktalanır. Balıkesirli sinema sanatçısı Tamer Yigit’in şahitlik ettiği nikâhı, Şişli Belediye başkanı olan Mustafa Sarıgül kıyar. Bu Azerbaycanlı enişte hem organizatör hem de o zamanlar el konulmamış olan Telsim GSM şirketinin Ortaköy bayiliğini yapmaktadır. Türkiye’de ki işlerini fes edip İsviçre’de yaşamak istemektedir. Gurbet ellerine gitmek istemeyen Müşerref hanım 2003 yılında bu evliliği bitirir.

Aradan altı yıl geçer ve 2009 yılında bir otomobil firmasının sigorta müşaviri olan Emin Atalay ile evlenir. Daha sonraları bir gazeteye verdiği röportaj da bu evliliğin çok aceleye geldiğini ifade etmektedir. Demek ki deneme yanılma yöntemi ile doğruyu bulmaya çalışmak akıllıca bir uygulama değil. Dediği söz ilginçtir bu konu ile ilgili. “Bile bile lades dedim. Bugün yaşadıklarımın hepsini daha başından tahmin etmiştim” demiştir. Onu bu düşünceye sevk eden ise Emin Atalay koltuk siparişi verir ve “Ücreti Müşerref hanımdan alın” demesidir. Bizim enişte koltuk siparişi veriyor ama parayı kız tarafi versin diye bir emri vaki yapıyor.

Emin Atalay aslen Siirt’li olup Müşerref hanımın ifadesine göre bir “Anadolu” erkeğidir. Yine kendi ifadesine göre evde iki hizmetçi olmasına rağmen yemekleri hep kendi pişirmiş ev hanımlığı görevini layıkı ile yerine getirmiştir. Kocasına hizmet etmiş, etrafında pervane olmuştur. “Buna şükür” demeyen bizim iyilik bilmez enişte, bir münakaşa esnasında “Ne zaman bir çorabımı yıkadın? Yıkamazsın tabii senin adın  Müşerref” diyerek sosyal durumuna eleştiri getirmiştir. Sonuç olarak üç yıl süren bu evlilik 2012 yılında sona ermiştir. Bu son evlilikte gösterdiği sabrı, ilk evliliğinde göstermiş olsaydı, eminim hayatı daha başka olurdu.

Balıkesirli olması, Balıkesir için kazanç mıdır? derseniz hiç sanmıyorum.


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa