Salgınla ilgili son günlerde açıklanan rakamsal verilere bakınca kontrolün sağlandığı, önümüzdeki günlerde yayılmanın durdurulacağı anlaşılıyor. Normal hayata dönüş Ramazan Bayramı sonrası başlayacak gibi. Yaşadığımız iki aylık süreç; sokağa çıkma yasağı, 65 yaş üstü ve 20 yaş altı kararları, seyahat kısıtlamaları vs. toplumu özellikle psikolojik açıdan çok zorluyor. Ama bütün bu zorlukların işe yarıyor olduğunu görmek dayanma gücümüzü artırıyor.

Bu zor günlerin olumsuz etkilerini hepimiz yaşıyoruz zaten. Ancak bence “Her şerde hayır vardır.” deyip bu sürecin bize katkılarını da görmek lazım kanımca. Sahip olduğumuz bazı özgürlükleri kaybedince ve kendimizle baş başa kalınca farkına vardığımız şeylerde oldu.

Örneğin devlet dediğimiz gücün önemini çok daha iyi anladık. Bütün kurum ve kurullarıyla ağırlığını koyan devlet, olayı çok iyi yöneterek başarı sağladı. Oluşabilecek karmaşanın, panik havasının önüne geçildi. Alınan kararların uygulanmasını sağladı.

Bilimin, toplum için ne kadar gerekli olduğunu idrak ettik. Salgının hemen başında oluşturulan bilim kurulu her gün toplantılar yaparak, ülke genelindeki gidişatı izledi. Kararlar aldı. Alınan karalar sağlık bakanınca şeffaf şekilde duyuruldu. Kurulda görevli bilim insanları televizyonlardan yaptıkları açıklamalarla halkı bilgilendirerek yönlendirdiler. Her şeyi bildiğini sanan gereksiz gazetecilerden bizi kurtararak bilenle bilmeyen arasındaki farkı bize göstermiş oldular.

Türk mucizesinin farkına vardık. Yüz yıl önce yanmış, yıkılmış, yolu, hastanesi, doktoru, okulu olmayan, yorgun bir milletten bu günkü seviyeye ulaşmış olmanın haklı gururunu yaşadık. Yüz yıldır ilmek ilmek örerek bu günleri görmemiz hepimizi mutlu etti. Taş taş üstüne koyan, Mustafa Kemal Atatürk’ten bu güne kim varsa hepsine şükranlarımızı sunuyorum. Eksiklerimize rağmen bu tam bir mucizedir. “Ne mutlu Türk’üm” sözü gerçek anlamını bu günlerde bulmuştur.

Özgürlüğün vazgeçilmez bir şey olduğu gerçeğini anladık. Seyahat kısıtlaması, sokağa çıkma yasağı, işyerlerinin kapatılması vb. önlemlerle izole olunca sahip olduğumuz özgürlüğün, hayatımızın anlamı olduğunun farkına vardık. Bize bu hayatı bahşeden atalarımızı, şehitlerimizi daha iyi anladık.

Sadece kendimiz için değil başkaları için de kurallara uymayı öğrendik. Salgınla beraber günlük yaşamımıza birçok kural geldi. Sosyal mesafe kavramını kullanmaya başladık. Kendimizi ve diğer insanları virüsten korumak için neler yapmamız gerektiğini öğrendik. Hızlı tempoda yaşayan günümüz insanı etrafındaki kişilerin de farkına vardı kanımca.

Elbette ki; daha pek çok şey öğrendik. Onları da başka bir yazımda anlatmak ümidiyle sağlıcakla kalın.