Bugünkü Haberler
Ekspres Gazetesi

SEVGİLİLER GÜNÜ

Günümüz Türkiye’sinde kadınların isteklerini, çeşitli şekillerde elde etme yöntemi vardır. Evin babasını zora sokacak bir şey için öyle kılıflar hazır hale getirilir ki karşı çıkmanın mümkünü yok. Bir konuda isteği olan kadının en büyük silahı “Elalem ne der?” sorusudur. Evdeki adamın o konuda ne dediği önemli değildir. Önemli olanın elalemin ne dediğidir. Evin reisi önce bir düşünür; elalem kimlerdir, kaç kişidir, o konu hakkında fikir birliği içinde midir yoksa hepsine gidip sorulmalı mıdır? Kafasının karıştığını anlayan evin kadını yardıma koşar. Zaten plan hazırdır, önce ne yapacağını bilemez hale getirip, isteğini çare diye dayamak.

Bu gibi dayatmalar ile evlenirken tanışır er kişi. Yuva kuracağı kızın koluna ne kadar bilezik takacağını, nasıl gelinlik alacağını, hangi düğün salonu olacağını belirleyen bir üst kurul vardır. Bu kurulun almış olduğu kararlar asla tartışılmaz, müzakere edilmez, pazarlık hiç olmaz şeklindedir. Çünkü bu kararlar “Adetimiz böyle” diye bir cümle ile biter ve “Bunu tartışmaya açanın katli vaciptir” diye bir rivayet olduğuna inanılır. Bu duruma mecburen katlanan er kişi, istekleri yerine getirir ve evlenir. Tam rahata kavuştum derken, bir bebek haberi ile evde bayram havası eser. Bedava müjde olmaz tabi ve anne adayı başlar isteklere. “Çocuk odası tam takım olsun, perdeler, oturma odası ve halısı değişsin, misafir odası idare eder ama sehpaları yenileyelim” der. Er kişi ise “Karıcığım, onları bir yıl önce aldık” demesi bişey değiştirmez ve istenenler yerine gelir çünkü “Adet öyledir ve mazallah, elalem ne der?”

Evin beğenilmeyen eşyaları, süreç içinde çeşitli kılıflar ile devamlı yenilenir. Doğum ile başlayan süreç; sünnet, okula başlama, hatim indirme, söz kesme, nişan, düğün, bayram gibi yapılan etkinlikler ile sürekli tekrar eder. Bu arada eş dost düğünleri için alınan ve bir gece giyilen kıyafetleri saymıyoruz. Bahane hep “Elalem ne der, zaten adet böyle” şeklinde olur. Bu sihirli sözü duyan er kişinin eli ayağı koyverir, bütün direnci kaybolur ve elalem bişey demesin diye paşa paşa denileni yapar, istenileni alır. Bununla sınırlı değildir istekler. Evin hanımı belirli günlerde hediye bekler ve sayısı her geçen gün artıyor. Bizim nesil evlenme yıldönümü bilirdi sadece. Genç nesil ise tanışmadan başlıyor söz nişan evlenme diye devam ediyor ilk sinemaya gitme, ilk elini tutma gibi ilave günler ile hediye alma gününü artırıyor.

Son yıllarda başımıza birde sevgililer günü çıktı. Sevgili olanları anlarım da 35 senelik evli teyzeler neden hediye bekler onu anlamıyorum. Kahvede bir çaydan fazla içmeyen Sacit bey, elinde hediye paketi ile döner evine. Isterse almasın, “Elalem ne der?” sonra. Bu gavur adeti bize hızlı bir uyum sağladı. Dini boyutu ayırarak bugün nasıl doğdu, ona bakalım.

Bu konu hakkında çeşitli rivayetler olsa da bir tanesi öne çıkar. Milattan sonra 270 yılında Roma İmparatoru olan 2.Claudius “Dediğim dedik, çaldığım düdük” diyerek, genç erkeklerin evlenmelerini yasak eder. Sebebi ise evli olan gençlerin orduya katılmayı kabul etmemeleridir. Ordusunu güçlendirmek ister bu yasak ile ama günümüzTürkiye’sinde olduğu gibi yanlış bir karar ile var olan, tüketilme yoluna gidilmiştir. Olması gereken, evliliği teşvik edip üretimi artırmak değil midir?

Katolik papaz Valentine, bekarlığın ne olduğunu bildiğinden, bu yasağa uymaz ve gizli gizli nikah kıymaya devam eder. Sonunda bunu öğrenen Imparator, onu idama mahkum eder. Roma Kilisesi ve ahali bunu unutmaz ve yıllar sonra papazın ölüm gününü yaşatmak için O günü sevgililerin kavuşma günü olarak kutlamaya başlarlar. Bunu bilen kurnaz iş adamları sayesinde, tüketim ekonomisine dönüşür ve yaban ellerinden, bize de sirayet eder.

Onlar için önemini anlıyorum çünkü gavur kadınları hediye almak da bizimkiler kadar maharetli değil. Öyle; tanışma, el tutma, sinemaya gitme, yağmur da yürüme, kırmızı ışık da bekleme gibi önemli günleri yoktur.

Sevgili gençler; sevgi, sevgilinizin ruh tadını hissetmek demektir. O tad yoksa, hediyenin anlamı var mı?


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa