Tolstoy’un çok beğendiğim bir sözü var. “Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın...”

Yaşanan olaylara bakınca insanın canından can gidiyor. Peki, bütün olayları biz yaşamıyor olsak bile kimler yaşayanların acısını duyabiliyor? Kim ne kadar insan? Yakın zamana bakalım. Beyrut’ta gerçekleşen patlamada kaç insanın canı gitti? Onlarla beraber o patlamayı yaşayan kişiler oldu mu bizlerin arasında da? İzlediğiniz patlama videolarında kalbi yerinden çıkacak gibi olan oldu mu? Bir video vardı. Baba her şeyden önce çocuğunu korumaya çalışıyor, ona bir şey olmasın diye dua ediyordu. Kim o babanın yerine koydu kendini?

Tüm bu olanlar Beyrut’ta yaşanmış olarak kalmamalı. Bakın yine yakın zamana. Bizim ülkemizde de bir patlama yaşandı. Sakaryada’ki havai fişek patlaması! Demek istediğim şu ki; yalnızca orda burda olmuyor bu olaylar. Her an başımıza her şey gelebilecekken, bizler maşallah gayet hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çok bayılıyoruz. Hemen her şeyi unutmaya dünden razıyız! Yaşandı bitti öyle mi? Öyle değil işte. Gerçekten başkasının acısını hissedebilen insanlar, diğer insanların acısı geçene kadar yaslarını tutarlar.

Her şeyi geçtim, mart ayından beri virüs denen illetle uğraşıyoruz. Henüz bu virüse yakalanmayan kısım hala diyor ki; öyle bir şey yok! Bir git bak bakalım hastanelere var mı yok mu? Ne kadar da basit geliyor insanlara. Grip gibi olmuş olsaydı eğer, hala bu mücadeleler devam ediyor olmazdı. Ayakta atlatan var evet. Ama o ayakta atlatan kişiler farkında olmadan bir başkasına bulaştırıp, nefessiz kalarak can verdiğini bilmiyor.

Empati kurabilsek keşke... İnsanımızda olan en büyük eksik bu belki de. Kimse kendini kimsenin yerine koymuyor. Millet zannediyor ki dünya sadece onların etrafında dönüyor. Bu kibir, kendini beğenmişlik, umursamazlık neden? Vicdan denen en güzel özellik neden kalmadı insanlarda?

Nefes alabilen herkes canlıdır. Bu yüzden acı da duyarlar. Ama insan olmak için işte Tolstoy’un dediği gibi başkasının acısını duymak gerek. Koyun artık şu elinizi vicdanınıza..!