“2-3 genç bir araya gelerek eylem yapabilir. Silahımız yoktur diyebilirler. Silahları çakmak ve kibrittir. Onlar da çakmak ve kibritle mücadele edebilir” böyle diyordu PKK’lı terörist başı Murat Karayılan emrindeki “Ateşin çocukları” dediği “iblisin çocuklarına”. Öyle de oldu. Resmi bir açıklama yapılmasa da geçen yıl ki yangınları üstlenen PKK’nın son günlerdeki yangınları da çıkaran olduğuna dair güçlü iddialar var.

Bu şekilde eş zamanlı yangınlar geçtiğimiz yıllarda da oldu. 2019 yılında çıkan birçok yangını ormanları yakmak için PKK tarafından örgütlenen “ATEŞİN ÇOCUKLARI İNSİYATİFİ” üstlenmişti. PKK’nın siyasi uzantısı HDP itiraz etmedi, ormanları yakanları eleştirmedi. Bizim muhalafet, HDP ile  kol kola devam etti yoluna. Tarih yazdı bunları.

 

Son günlerde eş zamanlı çıkarılan yangınlara da hiçbir kınamada bulunmayan ve PKK’nın yaptığına dair güçlü iddialara itirazda bulunmayan HDP sessizliğini korurken, gizli ittifakı CHP hedef şaşırtma peşinde. PKK’yı gölgelemek için her türlü algı operasyonunu dolaşıma sokuyorlar.

 

“Devlet yetkilileri yangınlara müdahale edebilecekken etmiyorlar”, “Memleketin yanmasına göz yumuyorlar” diye algı operasyonu yapan kesim, PKK’yı asla diline almıyor.

 

Bizim ciğerimiz yanıyor. Birileri kaostan kar devşirme peşinde. Yangına su taşıyan canlarımız yaşamını yitirirken, milyonlarca hayvan telef olurken, milli servetimiz heba olurken, ormanlarımız küle dönerken sosyal medya, yazılı ve görsel medyadan tek derdi Erdoğan’ı devirmek olan bu kesim, algı operasyonlarına sığınmacılar ve THY’nın kullanılmaz durumdaki uçaklarıyla yangınlara müdahale edilmediği iddialarıyla yangınların  asıl faiilerini gölgeleyerek kadeh tokuşturuyorlar. Tarih bunu da yazdı.

 

Son zamanlarda Erdoğan düşmanlığı gözleri karartmış. Muhalefetin algı operasyonlarına taşeron olmak isteyen müşteri çok fazla.  Sahte hesaplardan dolaşıma sokulan birçok paylaşım hızla yayılıyor. Korkarım o ki bu paylaşımların asıl sahipleri değil, onlara taşeronluk yapan, gördüğü her paylaşımı paylaşan masumlar yanacak.

 

Şunu unutmamak gerek şuan bu memleketi kimin yönettiğinin bir önemi yok. Bu ormanlar, bu topraklar, yangınlarda yanıp giden canlar bizim. Böyle büyük felaketleri planlayanlar rüzgarın yönünü, lodosu, her şeyi ince ince hesaplarlar. Yangın durdurulamadığında veya kontrol altına alınamadığında bir kere de devleti aciz görmek yerine planlayanların şeytanın çocukları olduğunu, devleti aciz göstermek için her şeyi ince ince planlamış olabileceklerini bir düşünün. İktidarı sarsmak için teröre bel bağlayanların hiç mi vicdanı sızlamaz.

Elbette devletimiz böylesi büyük yangınlarda yetersiz kalan yanlarından ders almalı, bu tür felaketlerin bir daha bu denli yaşanmaması için gerekli önlemleri ivedilikle almalı. Teröristler yakacak, yıkacak, devlet de her yakılanın gereği yapacak. Kıyamet kopana kadar elimizdeki son fidanı dikeceğiz. Bize bu duruş yakışır. Gezi Parkı olaylarında birkaç ağaç için devleti milyarlarca zarara uğratanlardan hiç PKK’yı ormanları yakıyorlar diye kınayanını gördünüz mü? Kimin kiminle kardeşlik ettiğine dikkat etmek lazım. Bizlerde millet olarak böyle zamanlar da yangına körük değil, su taşımamız gerektiğini ve minareyi çalanın kılıfını hazır tuttuğunu unutmamalıyız. Hırsızı aklamak bize minareyi geri getirmez. Uyan ey insanlık. Hırsızın hiç mi suçu yok.