Eski zaman çocuklarıyız biz. Varlığı da, yokluğu da iyi biliriz. Çünkü zamanında yaşadık her şeyi. Oysa şimdikilerin çoğu öyle mi? Yedikleri önünde yemedikleri arkalarında. Aman çocuğum ağlamasın diye her istediği yapılır çocukların. Bizler eski zaman çocuğu olduğumuz için şanslı mıydık, şanssız mıydık peki? Olaylara ne taraftan baktığımız önemli olan.

Yeri geldi ailecek cefayı da çektik. Ama aynı zamanda vefalı olmayı da bildik. Yüreğimiz dayanmazdı bizden daha kötü birini gördüğümüzde. Evimizdeki son ekmeğimiz, cebimizdeki son paramız olsa bile paylaşırdık. Eskiden paylaşılırdı çünkü. En önemlisi de muhabbetler paylaşılırdı. Şimdi ise bir araya gelince insanlar telefona bakmaktan yüzlere bakmayı unutuyor. Sevinçleri, hüzünleri paylaşmanın yerini artık sosyal medyada yediğimizi içtiğimizi paylaşmak aldı. Ne yazık ki...

Büyük şeylerde gözümüz olmazdı. Yetinmeyi bilirdik. Ailemizi zora sokacak herhangi bir talepte bulunmazdık. Ufacık şeylerle mutlu olurduk. Hazır oyuncaklar almak yerine, sokakta hazırladığımız çaurdan pasta yapardık mesela. Ki bana sorarsanız çok daha güzel olurdu. Şimdi o oyuncak tabakların içine bir şey koymuyor çocuklar.

Yüreğimizle yaşar, sevdiklerimizi dünya malına değişmezdik. Nereden geldiğimizi unutmaz, geldiğimiz yeri hazmederdik. Hayat eski insanları değiştirmedi. Hani diyorlar ya eski kafalı diye. Evet, keşke yeni bir dünya olsaydı ama o eski kafalar değişmeseydi. Ben fikrimi söylüyorum. Bizler eskiden daha şanslıydık..