Arttıkça artıyor içimizdeki özlem, hasret duygusu. Öyle insanlar var ki bir seneyi geçik memleketine ayak basamadı. Sırf ailesini riske sokmamak adına kendilerini feda ettiler. Gömdüler kalplerine hasretlerini. Ama artık bir zaman sonra öyle bir hal alıyor insan özlemini gidermek istiyor. Ne yazık ki mecburuz bir süre daha böyle yaşamaya. Şu illet başımızdan gitmediği sürece, insanlar dikkat etmediği sürece daha da artacak özlemler.

Resmen burnunda tütüyor insanın memleketi. Sarılmaya hasret kalır mı insan? Kalıyormuş... Aileyle geçen sıcak dakikalar meğer ne kıymetliymiş de hiç birinin kıymetini zamanında bilememişiz. Ahh zaman.. Bizlere ne zaman ilaç olmaya başlayacaksın? Kimisi elbet bir gün virüs bitecek diyor kimisi de hep bizimle olacak diyor. İnsan umudunu da yitirmek istemiyor aslında. Soruyorum sizlere. Umutsuz insan yaşayabilir mi zaten? Artık hep bir hayal dünyasındayız. Sokağa çıkabilmek, maskesiz gezebilmek bile hayalimiz arasında artık. Çıtayı fazla düşürdük farkındayım. Ama bazı şeylerin iyiye gitmesi için bazı şeylere de katlanmak gerek ne yazık ki..

Bir an önce bitse keşke. Yasaklar kalksa. İnsanlar sevdikleriyle rahatça buluşabilse. Tek bir risk olmasa hayatımızda eskisi gibi. Eskiyi özlüyoruz kısacası bizler. Normal günde belki bu kadar koymaz da, bayramlarda aileyle olamamak inanın kötü bir his. Elinden şekeri alınmış bir çocuk gibi, bu virüs de bayramlarımızı aldı bizlerden. Ha gayret güzel insanlar. Yeninden başa sarmamak adına bu yılımız son yılımız olsun virüs konusunda. Ailemizden son ayrı geçirdiğimiz bayramımız olsun. Sevdiklerimizle yeniden bir arada olup, birlikte huzurla kahkahalar attığımız günlere inşallah...