Evet, bedava. Ve bu yüzden ne yazık ki insanlar için fazlasıyla değersiz. Oysa gökyüzü o koca maviliğine tüm dünyayı sığdırmıştır. İnsanların bakıp da göremediği çok şey var o gökyüzünde. En çok da maviliğini göremezler. Sadece mavi olduğunu bilirler. Oysa canı sıkkın olduğunda o maviliğe baktığında içinin huzur dolacağını, hep bir ümit olduğunu çok az insan bilir.

Aynı aldığımız nefes gibi gökyüzünün de var oluşuna alıştığımız için, pek varlığı hissedilmez. Oysa bazen yağmur damlalarının yüzümüze çarpması bile insanın içini rahatlatır. Göğün yüzüdür o. Bazen ağlar, bazen ışığını bizlerden saklar. Bazen de kızıp şimşekler çakar. Ama eninde sonunda doğan güneşle gülümser insanlığa. Hala ben sonsuzluğumla, derin maviliğimle buradayım, hala bir umut var der gibi...

Bir de gecesi var gökyüzünün. Kimi zaman kapkaranlık, kimi zaman da yıldızlarla parlar yüzümüze. Eğer bir yıldızda olan yaşamı görürseniz onları bakarken bile gökyüzüne bakmak güzel gelir. Her şeyin çok küçük olduğunu gösterir gökyüzü bizlere. Seçin gökyüzünden kendinize bir yıldız. O zaman bütün yıldızları sevmeye başlayacaksınız. Kendi yıldızınızın yerini ararsan diğerlerinin de yerini ezberlediğinizi fark edeceksiniz.

Üzgün olduğumuzda, mutlu olduğumuzda o koca gökyüzü, gecesiyle gündüzüyle kucaklar insanları. Her zaman da bedava olacaktır. Ama insanlar da bunun yanında gökyüzünü fark etmemeye devam edecektir. Her ne kadar bu durum içler acısı olsa da gökyüzüne bakmayı unutmayanlar için iyi bir durumdur. Çünkü sadece kendininmiş gibi rahatlıkla davranabilir.

Şükür ki, yeryüzü gibi, gökyüzünü kirletemiyorlar. Şu da bir gerçek ki, bu gökyüzü dünyada olan bütün olaylara şahit...