Bu yazımda “ tabiat ve aklın güzel gördüğü şey” diye tanımlanan “iyilik” kavramı üzerinde durmak istiyorum. İyilik; İslam edebiyatında her biri geniş ve derin anlamlara sahip olan farklı kavramlarla ifade edilir. Hayır, hasenat, maruf, birr, îsar, ihsan,lütuf, fazl, kerem…vb kavramlar iyiliği farklı yönleri ile ele alır. Müslümanların iyiliği tavsiye edip yaygınlaştırmaya çalışmak ve daima iyiden yana olmak, kötülüğe karşı çıkmak, kötülükle mücadele etmek ve onu ortadan kaldırmaya çalışmak gibi temel bir görevi vardır.

İyiliğe katkı sağlamak için öncelikle iyiliği istemek, iyilikten ve iyilerden yana olmak gerekir. İyi insan, aile ve sosyal hayattaki konumuna göre öncelikle iyi bir kul, iyi bir baba/anne, hayırlı bir evlat, iyi bir kardeş, amca dayı, hala teyze, iyi bir arkadaş, vatandaş olmanın gereklerini yerine getirir. Bakara Suresi’nin 201.ayetininde “ Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ve güzellik ver, ahirette de iyilik ve güzellik ver...” bölümündeki dünyada iyilik; sağlık, afiyet, başarı, mutluluk, iman ve ilim gibi konuları, ahirette iyilik ise cennet ve nimetleri şeklinde yorumlanmıştır.

*İyilik, karşılıksız Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.

*İyilik, “Sizin en hayırlınız, insanlara en çok yararlı olanınızdır” hadisi şerifini hayatın temel prensibi yaparak yaşamaktır.

*İyilik, “Ya hayır konuş ya da sus” hadisi şerifine göre konuşmaktır.

*İyilik, beşeri münasebetleri, “Sizden biri kendisi için istediğini ( din ) kardeşi için de istemedikçe gerçekten iman etmiş olmaz.” hadis-i şerifine göre düzenleyerek Müslüman kardeşlerimizin hallerini anlamaya çalışmaktır.

*İyilik, hayatta kalıcı olumlu izler bırakmaktır. Yeryüzünün imarı ve insanlığın ıslahı için çalışmaktır.

*İnsanlar yaptıkları iyilikler kadar değerlidir. İyilik yapan hiçbir şey kaybetmez ama çok şey kazanır.

İyilik deyince sadece maddi yardım ve destek vermek anlaşılmamalıdır. Birine maddi destek vererek işini kolaylaştırmak elbette iyiliğin önemli bir yönünü ifade eder ama iyiliğin pek çok çeşidi vardır. Peygamberimiz (s.a.v), güzel konuşmanın, tebessüm etmenin de sadaka olduğunu haber vermiştir ve her sadaka bir hayır, ve her hayır da bir iyiliktir.                                     

İyiliğin en makbul olanı zor zamanlarında insanların en çok muhtaç oldukları şeyi karşılamaktır. 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminde bölgemizde pek çok insanın bir gömlek, pantolon/etek, bir çift çoraba muhtaç olduklarını hepimiz unutmamışızdır. O zor zamanlarda necip milletimizin gösterdiği yardımseverlik ve dayanışma örnekleri zihinlerimizde hala canlılığını muhafaza eder. Son günlerde yaşadığımız seller ve yangınlarda pek çok kardeşimiz mağdur oldu. Gerçi bu mağduriyetleri giderecek güçlü bir devletimiz var ama kültürümüzde var olan devlet-millet kaynaşmasını her zaman canlı tutmalıyız.

Resmi Gazete ’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, yangın ve sel felaketlerinden zarar gören vatandaşlar için AFAD koordinesinde yardım kampanyası başlatıldı. Devletimizin yardım kampanyası açması “Bizde para kalmadı, haydi pamuk eller cebe” anlamına gelmez. Avrupa’da böyle olmaması bizde de olmamasını gerektirmez. Bu durum iki kültür ( İslam ve Hristiyan ) arasındaki farkı gösterir. Yukarıda da ifade ettiğim gibi kültürümüzde var olan devlet-millet kaynaşması güçlü yapımızın temel harçlarından biridir. Konu ile ilgili AFAD’dan yapılan açıklama şöyle: “ Ülkemizde yakın zamanda meydana gelen yangın ve sel afetleri ile bundan sonra meydana gelebilecek yangın ve sel afetleri sonrasında uygulanmak üzere, genel hayatı olumsuz etkileyen şartların iyileştirilmesine katkı sağlanması amacıyla, 12/8/2021 tarihli ve 4732 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile insani yardım kampanyası başlatılmıştır.

Milletimizi derinden üzen yangınlar ile seller sonrasında ülkemizdeki ve Dünya’nın dört bir noktasındaki vatandaşlarımız, yardım etme taleplerini yoğun bir şekilde AFAD’a iletmişlerdir. İnsanımızın bu vicdani talebini karşılamak üzere açılan yedi yardım kampanyasından biri olan “Yangın ve Sel Afeti Yardım Kampanyası”, sürekli olarak açık tutularak yangın ve sel afetleri sonrasındaki ulusal çabaların desteklenmesi sağlanacaktır. Kampanyaya destek vermek isteyen vatandaşlarımız, “YANGIN” ya da “SEL” yazarak 1866’ya SMS gönderebilecek (1 SMS 10 TL’dir) ya da bütün devlet bankalarında açılan yardım hesaplarına bağış yapabilecektir.”

 

Şimdi sıra bizde. Hemen şimdi. Gücümüz nispetinde kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmalıyız. Çok güzel haberler alıyorum. Bazı muhtarlarımız mahallesi adına Belediyelerimizden saman, ot, yem…vb şeyler sevkiyatı için araç talebinde bulunuyorlarmış. Bu muhtarları gönülden kutluyorum. Yardımlarınızı mutlaka resmi kurum ve kuruluşlar aracılığı ile yapınız. Bireysel aracılık taleplerine itibar etmeyiniz. Halkımızın samimi, içten ve sırf Allah (c.c.) rızası için yaptıkları ve yapacakları iyiliklerin makbul olmasını yüze Allah’tan niyaz ederim.

 

Fahri SAĞLIK

Emekli Müftü