Bir insanın hayatında duyup duyabileceği en ağır cümledir belki de bu. Ya da kimi insana göre değişebilir işte, hissettiklerine göre. Sen birileri için iyisi olsun diye çabalarsın, çok seversin, çok değer verirsin ama karşındaki kişi gelip sana huzur ver bana der. Acaba yanlış mı yaptım diye düşünmeye başlarsın bu defa da. Huzur vermeye çalışırken gerçekten canını mı yakıyorum diye düşünmeye başlarsın.

Fazla değer verince ne olur? Gerçekten kıymetin bilinmez mi? Veya bir insanın üstüne fazla düştüğünüzde ters teptiği oldu mu hiç? Bazen insan çok severken en büyük hatayı yapar aslında farkında olmadan... Çok sevmek bir süre sonra takıntıya dönüşür. Ne karşınızdaki insanı ne de kendinizi üzmeyin boş yere. Direk en güzelinden boşvermeyi öğrenin. O zaman göreceksiniz ki, iki taraf da rahatlayacak. Karşı taraftan en azından huzur ver cümlesini duymak zorunda kalmayacaksınız.

Siz sevginizi takıntıya dönüştürürseniz eğer, karşınızdaki kişi haliyle sıkılır. En doğal hakkı olarak nefes almak ister. Aslında bu sizi sevmediği anlamına da gelmez. Sadece sizin takıntı yaptığınız şeyler yüzünden kavga etmekten sıkılır. Çünkü yetinmeyi bilmeyip, hep fazlasını istemeye başlarsınız. Bu gibi durumlarda insan karşıdaki kişiyi hatalı görür. Kendini eskisi gibi sevmediğini düşünür. Fakat gözünü açıp bakmaz ki, aslında karşıdaki insanın dediği gibi davransa ilişkide hiçbir sorun olamayacak.

Yine de her şeye rağmen ağır cümledir “huzur ver.” Boşverin gitsin. İki tarafı da üzer bu şekilde takıntılı sevmek. Biraz olsun rahat bırakmak her iki tarafa da iyi gelecektir...

“Sevgi insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir...”