Balıkesirspor, kentin en önemli marka değeridir. TFF 1. Lig’de mücadele etmemizde bu marka değerini ulusal anlamda temsil etme anlamında önemli.

Son yıllarda ekonomik darboğazdan dolayı sıkıntılar yaşayan, transfer yasaklarıyla karşı karşıya gelen Balıkesirspor, bu sezona da karamsar bir tabloyla girdi.  Neyse ki ligin ikinci yarısında başarılı bir grafik çizip korkulu rüya görmedik. Başta da belirttiğim gibi Balıkesirspor markasının ulusal anlamda tanıtılması adına TFF 1. Lig’de yer almamız çok önemli. TFF 2. Ve 3. Lig’de ağzınızla kuş da tutsanız medyada yer almanız mümkün değil ancak 1.Lig böyle değil. Her hafta maçınız canlı yayınlanıyor. Programlarda takımların performansları ele alınıyor. Bırakın ulusal futbol seyircisini dünyaca ünlü kulüplerinde bir gözü bu ligde. Son yıllarda birçok genç oyuncu Süper Lig’e transfer yapmadan TFF 1. Lig’de gösterdiği performans sonrasında Avrupa’nın yolunu tuttu. Giden oyuncuların da başarılı olmasıyla yeni oyuncular için yol açıldı. Gönül ister ki; maddi ve manevi anlamda daha iyi şartlara sahip Süper Lig’de oynayalım. Ancak bugünün imkanlarıyla bunu gerçekleştirmemiz mucize. Bence birkaç yıl daha Süper Lig’in adını ağzımıza almadan borçları azaltmaya çalışmalıyız. Eğer borçları azaltırsak zaten istenilen ekip kurulur ve hedefe gidilir. Ancak bu kulübe sahip çıkılmalı ve desteklenmeli. Ben kurumsal destekten ziyade kentin dinamiklerinin harekete geçmesinden yanayım.  Büyükşehir Belediyesi’ne ya da ilçe belediyelerine göz dikmeden kentin saygın iş adamlarının bu göreve soyunması, potansiyellerini ortaya koyması lazım. Bu kapsamda Ümit Arslan ilk senesinde başarılı bir performans koydu. Kulübe ciddi ekonomik katkı sağladı. Bu desteğin önümüzdeki yılda verilmesi hayati önem taşıyor.