Hiç düşündünüz mü geçmişten bugünümüze neler değişti? Hiçbir şeyin eskisi gibi ne tadı kaldı, ne de tuzu. Gelenek göreneklerimiz bile yavaş yavaş unutulmaya yüz tutumuş durumda. Eski zamanlar gelsin aklınızı. Çat kapı kimseye sormadan evine oturmaya giderdik komşumuzun. Şimdi ise önce telefonla arayıp müsaitseniz size geleceğiz diyoruz.

Bu misafirperverliği bizlerden başka kimse öldürmedi. Hep bi üst seviyede tuttuk. Elinde imkanı olmayan insanın evine giderek önümüze güzel şeyler ikram etsin diye baktık. Bu muydu peki gerçek amacımız. Birine misafirliğe giderken ikramlara önem vermemiz şart mıydı? Misafir umduğunu değil bulduğunu yer lafının üstüne basa basa çiğnedik. İnsanlarımızın anlayamadığı bir şey var. Misafirlik yeme içme için yapılmaz. Misafirliğin maksadı muhabbettir.

Misafir eve bereket getirir derlerdi. Eskiden Allah ne verdiyse misafire ikram edilir hep beraber sohbet edilirdi. Şimdilerde de aynı hürmet sürdürülmeye çalışılıyor fakat insanlar samimi güler yüzün yerine sahte bir surat takmış durumdalar. Şu acı durum da var ki televizyondan, telefondan başlarını kaldırıp yüz yüze bakamıyor kimse.

Düşündükçe ev alma komşu al, komşu komşunun külüne muhtaçtır lafları o kadar mantıklı geliyor ki bana. İnsanların birbirlerine gitmeleri aralarındaki muhabbetleri arttırır. Başınız sıkıştığında, bir şeye ihtiyacınız olduğunda o misafirperverlik yaptığınız insanlar yanınızda olur.

Tüm bu unutulmaya yüz tutulan misafirperverliği düşünerek hala eskisi gibi geleneklerine bağlı yaşayan insanların olduğunu umut ediyorum. Unutulmaya yüz tutumuş bu güzel duygunun tekrar canlanması tek arzum...