Son yıllarda yeni moda Z kuşağı sorunsalı. Bu sorunsalı da toplumun diğer kuşakları oluşturup, tartışmaya açıyor. İstisnasız her alanda; politikada, sporda, popüler kültürde, toplum biliminde, eğitimde, tüketim alışkanlıklarında nereye baksanız bakın “Z kuşağını iyi anlamak lazım” sözlerini duyarsınız. Z kuşağı apolitiktir, asidir, sorgulayıcıdır ya da toplumun değerleriyle ilişkileri zayıftır, neo tüketim toplumunun temelidir, teknoloji çocuklarıdır gibi olumlu/ olumsuz birçok yorumla karşılaşırsınız. Siyasi partilerin önümüzdeki dönem oy kullanacak olması hasabiyle kıymete binen Z kuşağını yanlarına çekebilmek adına açılımlara başladı bile. Vaatler ve icraatlar yeterli mi ve yerinde mi diye sorarsanız. Bence yetersiz ve yüzeysel.

Gelin bu konuyu birlikte tartışalım. Öncelikle Z kuşağı denilince ilk akla gelen icraatlar e-sport tesisleri  ya da bu neslin internet ihtiyacına karşılamak. Belki bunlar o yaş grubu için önemli yatırımlar ve hamleler ancak ihtiyaçlar hiyerarşisinde bunlar üçüncü ve dördüncü sırada geliyor. Bu ülkede Z kuşağının daha öncelikli sorunları var. Bunların başında gelecek kaygısı geliyor. Bu çocuklar daha küçük yaşlarda okullarda sınav başarısı odaklı eğitimle ezilmeye başlıyor. Testten başlarını kaldıramayan bu nesile bir zamana kadar iyi bir lise eşittir iyi bir üniversite eşittir iyi bir meslek ve kaliteli yaşam denklemi öğretiliyor. Sonra sosyal medyada ve gerçek hayatın içinde gerçeklerle karşılaşmaya başlayınca ülkede ciddi anlamda bir liyakat sorunu olduğuna şahit oluyorlar ve bu denklemin anlamsızlığını görüyorlar. Çevrelerinde birçok insanın asgari ücrete talim ettiğini hatta iyi üniversiteleri bitiren abi ve ablalarının iş bulamadığını, iş bulmak için de siyasi torpile başvurarak binbir takla attıklarını öğreniyor. Şimdi bu çocuklara kendi kaderlerini kendi ellerinde olduğunu hissettiremezseniz,  güzel gelecek hayalleri kurdurtmak yerine kaygıya gark ederseniz ortaya bir sorunsal çıkıyor. Dışarıdan içine kapanık, toplumsal sorunlara mesafeli, apolitik,  tüketici bir grup gibi görürsünüz. Ancak gerçek bu gençler 3-5 yıl sonra karşı karşıya kalacakları sorunlardan( sınav başarısı, iş bulma sıkıntısı, barınma, beslenmeVb)  önce belki de hayatlarının bir nebze en rahat geçecek dönemini kendi içlerinde yaşıyorlar. Z kuşağının alemeti fahrikası teknolojiyle gözlerini açtıkları için teknolojik ürünleri daha iyi kullanıyorlar ve dünyayı daha iyi tanıyorlar.  Lakin bugün içinde yaşadığımız ve sadece Z kuşağının değil diğer kuşaklarında en önemli sorunu olan gelecek kaygısı en çok onları tehdit ediyor. Gelecek kaygısı ve liyakat sorununu çözülmediği sürece tehdit etmeye de devam edecek.