Yaklaşık bir aydır bütün dünya gündemini meşgul eden ve adına koronavirüs denilen bir bela var, malumunuz. An itibariyle 25 ülkede yayıldığı tespit edilmiş durumda. Şu ana kadar yaklaşık 15 bin kişiye bulaşan hastalık 300’den fazla kişinin ölümüne sebep oldu ve her geçen dakika yayılmaya ve öldürmeye devam ediyor. Tedavi görenlerin 2 bin 110’unun durumunun ağır olduğunu basından öğreniyoruz.

Koronavirüs daha önceki yıllarda salgın oluşturan SARS ve MERS virüsleri ile akrabaymış. Domuz gribi, kuş gribi gibi hastalıklara neden olan virüslerde aynı ailedenmiş. Yani hayvanlardan insana geçen virüslerden, bu koronavirüs.

Salgın ortaya çıkınca Çin’in Vuhan kenti karantinaya alındı. Bu bölgede vatandaşı olan ülkeler, uçaklarla tahliye harekatı başlatarak, vatandaşlarını ülkelerine götürdüler. Çin’den gelen görüntülerde herkesin maske taktığı hatta maske bulamayanların pet şişeleri maske gibi kullandığı görüldü. Servis edilen haberlerle bütün dünyada panik büyümeye başladı. Biraz daha sürerse toplumsal bir paranoyaya dönüşme emareleri mevcut.

Bu durumu ilaç kartellerinin bir oyunu ya da süper güçlerin Çin’i zor durumda bırakmak için yaptıkları bir biyolojik saldırı şeklinde yorumlayanlar da var. Sebep ne olursa olsun olumsuzluklardan beslenen bir sosyal medya ve basın maalesef insanlığı ruhen hasta etti.

Oysa hastalık olağan bir durumdur. Tarih boyunca kitleler halinde ölümlere neden olan birçok salgın yaşanmıştır. Bundan sonra da karşılaşabileceğimiz salgın hastalıklar olacaktır. Zaten de vardır. Bu kış aylarında yaşadığımız grip salgınlarının birer koronavirüs temelli olduğunu unutmayalım. Domuz gribi denilen virüsün bu günlerde ülkemizde tekrar geliştiğini gösteren haberler var. Okulların açılmasıyla bu salgının artacağını öngörmek çok zor değil.

Demem o ki; salgınları bahane ederek birbirimizi panikletmeyelim. Genel sağlık ve hijyen kurallarına uygun davranalım. Özellikle okulların açık olduğu bu günlerde çocuklarımıza hijyen eğitimi verip, onların hasta olmaması için önlemler alalım. Yani klavye başında yarım yamalak bilgilerle paylaşımlar yapıp, kötü niyetli ülke ve şirketlerin oyununa düşmeyelim. Kuş gribini bahane ederek köy tavuklarını nasıl yok ettiğimizi unutmayalım.

Özetle; doğru beslenelim, genel temizlik kurallarına uyalım, riskli guruplara aşı yaptıralım, gerekli tedbirleri aldıktan sonra gerisini de Allah’ın taktirine bırakalım.

Sağlıcakla.