Afet Eğitim İşbirliği Protokolü imza töreninde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Toplumumuzun bütün kesimlerine ulaşmak için ciddi bir çaba sarf ediyoruz' dedi.

Afet Eğitim İşbirliği Protokolü imza töreninde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Toplumumuzun bütün kesimlerine ulaşmak için ciddi bir çaba sarf ediyoruz' dedi.
Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı konferans salonunda Afet Eğitim Yılı kapsamında İçişleri Bakanlığına bağlı AFAD Başkanlığı ile Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) arasında 'Afet Eğitim İşbirliği Protokolü' imzalandı. Protokol imza törenine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile TİSK Genel Başkanı Özgür Burak Akyol katıldı. Törende konuşan Bakan Soylu, 'Ülkemiz afet bölgesi. Bunun bilincindeyiz. 2019’la 2020’yi deprem açısından kıyasladığımızda yaklaşık yüzde 43’lük bir deprem fazlalığı görüyoruz 2020 yılında. Bu meteorolojik olaylar dahil olmak üzere bu konuda bir çok afetle karşı karşıya kaldığımızı, afet sayısının da, etkisinin de azaldığını burada görüyoruz. Bu konuda Türkiye İşverenler Konfederasyonu sağ olsunlar hiç elini taşına koymaktan çekinmediler. Vatandaşımızın karşısına hep birlikte çıktığımızda, o gücü gördüğünde hiç olmazsa karşı karşıya gördüğü sıkıntıyı hafifletebilecek bir güç gördüğünde biz de kendi görevimizi yerine getirmenin bir nebze bahtiyarlığını hep birlikte yaşıyoruz' diye konuştu.

'Amacımız tüm sektörlerde, tüm alanlarda riskleri minimize etmektir'
Afet risklerini en aza indirmek için çalıştıklarını kaydeden Bakan Soylu, 'Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AFAD çok önemli noktalara geldi. 1999 depreminden sonrası etkisi tüm dünyayı saran ve hakikaten hepimizin de izlediği bir Van depremi oldu. Belki de 1999’dan sonra ilk sınavı buydu devletin. Devlet bu sınavda tam anlamıyla sınıfta kalmadı. İnsanlara yardım eli uzatıldı, konutları yapıldı. Çok çabuk bir zamanda Van şehri inşa edildi. Bizi temel amacımız böyle bir afetle karşı karşıya kalmadan önce hayatın olağan akışı içerisinde tüm sektörlerde tüm alanlarda riskleri minimize etmektir. Bunların bir bölümü kentsel dönüşümle, bir bölümü afet öncesi yapacağımız hazırlıklarla, bir bölümü afet anında aldığımız eğitimle ve daha önce ortaya koyduğumuz hazırlıklarla afet anı riskini en az seviyeye indirebilmek. Diğeri de afet sonrası iyileştirmeyi en çabuk şekilde yaparak bunu gerçekleştirebilmek' şeklinde konuştu.

'Hedefimiz 51 milyon. 51 milyon vatandaşımıza ulaşacağız'
Afet eğitimlerinde hedeflerinin 51 milyon vatandaşa eğitim vermek olduğunu dile getiren Bakan Soylu, 'Biz afetlerde şunu gördük; sivil toplum örgütlerinin ve meslek kuruluşlarının bize çarpan etkisi hakikaten var olan gücümüzü katlayarak ortaya koyuyorlar. Onların hem sivil hem de özel sektörden kaynaklanan alışkanlıkları sahada bambaşka çözümlemeler meydana getiriyor. Bunu bu eğitimde de yapalım dedik ve bunu yaygınlaştıralım. 2021 yılını Afet Eğitim Yılı olarak değerlendirdik. Burada da çok net bir şekilde şunu ifade etmek gerekir ki; Afet Eğitim Yılı’nda şu ana kadar 1 Ocak 2021 yılında başladık. 3 milyon 691 bin 457 vatandaşımıza şu ana kadar yüz yüze eğitim verdik. Hedefimiz 51 milyon. 51 milyon vatandaşımıza ulaşacağız. Daha fazla yayılabilen diye de 5 bin 734 kişiye de eğitici eğitimi verdik. Bunun yanı sıra 13 bakanlıkla protokol imzaladık. 64 üniversite ile protokol imzaladık. Türkiye Belediyeler Birliğinden birçok birliğe kadar birçok bu konuda adımlar attık' ifadelerini kullandı.

'Toplumumuzun bütün kesimlerine ulaşmak için ciddi bir çaba sarf ediyoruz'
Sivil toplum kuruluşlarının önemine de dikkat çeken Soylu, 'Toplumumuzun bütün kesimlerine ulaşmak için ciddi bir çaba sarf ediyoruz. Camilerde cuma namazları öncesinde bu eğitimler veriliyor. Elbette ki bu sivil toplum kuruluşları ile birlikte bunu hep birlikte gerçekleştirdiğimiz andan itibaren esas itibarıyla toplumumuzu 360 derece kucaklamış olacağız. Hangi kesime nerede ulaşabileceksek buna ait bir sistemi arkadaşlarımız çok dinamik bir şekilde oluşturmuş durumdalar. Hepimizin kendi işlerini başarıya ulaştırmak kadar bir de toplumsal zorunluluklarımız var. Pozisyonlarımızın sorumluluğu var. Bu pozisyonlarımızın zorunluluklarını da yerine getirmek elbette ki bizim için ayrı bir vatandaşlık görevi vazifesi' değerlendirmesinde bulundu.